Güçlü grafik sistemleri kullanan ve çok fazla kaynak kullanan uygulamalar, laptop pilinizin ömrünü azaltmaktadır. Ortalama pil ömrü en fazla 3 veya 4 saat arasında seyretmektedir.
1) Sıkıştırma İle Dosyaları Düzenleme
Düzenli olarak yapılan sıkıştırma işlemi, dosyalarınızı düzenlemeye yardımcı olacaktır. Böylece verilerinize ulaşabilmek için belleğiniz daha az çalışacaktır. Böylece laptop pilinizin ömrü daha uzun olacaktır. Belki etkisi az olabilir ama hard diskinizde yaptığınız düzenli bakımlarla etkisi giderek artacaktır.
2) Kaynağınızı Sömüren Uygulamaları Yok Edin
Arka planda çalışan uygulamalar çok önemli değildir. ‘Ctrl-Alt-Del’ kombinasyonunu kullanıp Windows Görev Yöneticisi’ni açarak kullanılan kaynağa bakın. Eğer internete bağlı değilseniz, antivirüs ve güvenlik duvarı gibi çok gerekli olmayan programları görev yöneticisinden kapatın. Ardından; Başlat –> Çalıştır –> msconfig –> “Başlangıç” sekmesinden önemsiz programları ayıklayın. Bunu yapmak için programların yanındaki kutucuktan tik işaretini kaldırın. Değişiklikleri kaydedin ve bilgisayarınızı yeniden başlatın. Böylece elediğiniz programlar bir dahaki sefere bilgisayar açılırken başlamayacaklar.
3) Planlanmış İşlemleri Durdurun
Bu planlanmış işlemler herhangi bir sıkıştırma veya virüs taraması olayı olabilir. Bu işlemlerin yanınızda priz varken planlanmış olmasına dikkat edin. Eğer yoksa bu tip görevleri iptal edin.
4) Harici Araçların Bilgisayarla Bağlantısını Kesin
Pilinizi boşaltan en büyük etken USB araçlardır. Harici fare, pc kartları, Wi-Fi, harici hoparlör, Bluetooth gibi tüm araçların bilgisayarla bağlantısını koparın.
5) CD/DVD Sürücülerini Boşaltın
Eğer kullanmayacaksanız CD/DVD leri sürücülerinizin içinde bırakmayın.
6) Yerel Sistemler Kullanın
DVD veya harici sürücüleri kullanmaktan vazgeçin. Tüm içeriğinizi yerel hard disk veya Pismo File Mount veya Microsoft’s Virtual CD ROM gibi sanal sürücülere aktararak pilinizden tasarruf edebilirsiniz.
7) Daha Az Işık
Laptopların LCD ekranları pilin ömrünü azaltan bir diğer etkendir. Fonksiyon tuşlarını kullanarak ya da Ekran Ayarları’ndan parlaklığı en düşük seviyeye getirerek de pil sarfiyatına engel olabilirsiniz.
8 ) Sesleri Kapatın
Hoparlörleri kapatın ve multimedya yazılımlarının çalışmasını engelleyin. Kurulu olan ses düzenekleri pil ömrünü tüketen bir diğer etkendir.
9) Ekran Koruyucu Kullanmayın
Pil ömrünü uzatmak için ekran koruyucu kullanmayın.
10) Güç Seçeneklerini Ayarlayın
XP ve Vista, monitör veya hard disk gibi bazı bileşenleri belirli aralıklarla kapatan gelişmiş güç yönetim özelliklerini de beraberinde getirdi. Örneğin XP kullanıyorsanız Güç Seçenekleri Özellikleri –> Güç Düzenleri sekmesindeki ayarı “En çok pil” olarak ayarlayın. (Bu uygulamayı kullanmak için Başlat –> Ayarlar –> Denetim Masası –> Güç Seçenekleri)

Benzer ayarlar, Vista kontrol panelindeki “Taşınabilir PC” kısmında bulunabilir.

11) Görünüm Ayarlarını Değiştirin
Windows Vista gibi günümüz işletim sistemleri, “Aero Glass” gibi çok kaynak tüketen bazı özelliklerle beraber gelmiştir. Bu özelliği kapatın ve daha az güç tüketimi için “Klasik” görünüme geçin. Vistada; Masaüstü – Tercihler – Renk Görünümü – Görünüm – Klasik Görünüm ve Windows Temel Grafik Arayüzü. XP de ise Görüntü Özellikleri – Temalar – Windows Klasik
Linux ve hatta Mac bile, daha uzun pil ömrü sunacak şekilde geliştirilmiştir.
12) “Hazırda Beklet”, “Uyku Modu”na Göre Daha İyidir
Uyku veya bekleme modunda, bilgisayar görüntüyü ve hard diskleri kapatır ama CPU yavaşlarken hafıza kalıntıları halen aktiftir. Bu da pilin ömründen yer. Tersine “Hazırda Beklet” modu daha iyidir; çünkü bilgisayar o andaki durumu her şeyiyle kaydeder ve kendini kapatır. Bu da pil tasarrufu sağlar. “Hazırda Beklet” modunu aktifleştirebilmek için Başlat –> Ayarlar –> Denetim Masası –> Güç Seçenekleri –> Hazırda Beklet sekmesi, Hazırda bekletmeyi etkinleştir’in yanına tik koyun.
13) Az Enerji İle Çok İş
Birçok programı aynı anda çalıştırmak pilinizi bitirecektir. Bu yüzden yüksek grafik özellikleri isteyen programların kullanımını minimuma indirin. Örneğin bir hesap çizelgesi üzerinde çalışmak yerine oyun oynarsanız piliniz daha az dayanacaktır. Bu yüzden pil ömrünü artırmak için aynı anda en fazla 1 ya da 2 program çalıştırın.
14) Yeteri Kadar RAM Kullanımı
Yeterli RAM, hard diskinizdeki varsayılan oturumda sanal hafızadaki doluluğu azaltacaktır. RAM’e ait her yeni bit, daha fazla pil harcayacaktır.
15) Laptopu Temiz Tutun
Tıkanmış hava kanalları laptopunuzun sıcaklığını artıracak; bu da pilinizin ömrünü azaltacaktır. Havalandırma kanallarının temiz tutulması, sıcaklığın düşük seviyelerde kalmasını kolaylaştıracaktır. Havanın rahat sirküle olabilmesi için bu girişlere herhangi bir şey koymayın, etrafını boş bırakın. Laptopun bulunduğu ortamı, laptopa toz girme ihtimaline karşı temiz tutun.
16) Sıcaklık Sinsi Bir Düşmandır
Gereksiz sıcaklık pilinizin ömrünü az yer ama kesinlikle de yer. Bundan dolayı laptopunuzu direkt güneş ışığına maruz bırakmayın.
17) Hafıza Etkisini Önleme
Bu problem şimdiki laptopların kullandığı Li-Ion pillerinden çok, eski Ni-MH pillerde olur. Bu problem pillerin tam boşalmamasının ardından yeniden şarj edilmesiyle oluşur. Bu durumu önlemek için pili önce tamamen boşaltın, ardından şarj edin. Li-Ion pillerinde ise parçalı boşaltma ardından yeniden doldurma olayında bu problem söz konusu olmaz. Ayrıca tamamen deşarj etme de bu pil tipi için tavsiye edilmez.
18) Yazılımları ve Sürücüleri Güncelleyin
Kulağa biraz garip gelebilir; fakat yeni sürücüler ve yazılımlar, daha verimli çalışmak üzere tasarlanırlar, yani daha az sistem kaynağı kullanırlar.
19) Doğru Adaptörü Kullanın
Laptop pilini şarj etmek için kullandığınız adaptörün orijinal olmasına dikkat edin. Watt miktarındaki yanlışlık, aşırı yüklenmeye yol açabilir; bu da pilin ve laptopunuzun zarar görmesine neden olur.
20) Kullanılmayan Pili Muhafaza Edin
Eğer belirli bir süre için laptopunuzu pil ile kullanmayacaksanız, şarjını yüzde kırk gibi bir orana ayarlayın, bilgisayarınızdan çıkarın ve soğuk bir yerde muhafaza edin.
Tipik lityum iyon pillerinin ömürleri toplamda 2-3 sene kadardır. Biraz özenli bir kullanım sonucu ömürleri daha da uzatılabilir.
Kaynak: http://www.makeuseof.com/tag/20-ways-to-increase-the-life-of-your-laptops-battery/
Çeviri: Serdar BARAKLI
]]>5 Adımda Bloklanmış Web Sitelerine Girme
En önemli şey sistemlere karşı gelmektir. Eğer güvenlik yöneticinizin istediğini yapmasına izin verecek olursanız, internet üzerindeki yararlı şeylerin yüzde ellisinden faydalanamayacaksınız. Sosyal ağlar, e-postalar şu an için önemli iletişim araçlarıdır. İşte bu basit makalemizde de, evinizdeki kendi bilgisayarınıza basit bir proxy server kurmayı, ardından da okuldaki bilgisayarla, evinizdeki bu internet erişimini kullanarak yasaklı siteleri kullanmayı göreceksiniz.
Endişelenmenize gerek yok. Çok üst düzey bir makale değildir. Bilgisayarla fazla içli dışlı olmasanız bile rahat bir şekilde anlayabileceksiniz. Hadi başlayalım.
Adım#1 – IP Adresinizi Tespit Edin
Makalemiz geniş bantlı bir internet bağlantısı kullandığınızı ve bir router aracılığıyla internete bağlandığınızı farz ederek yazılmıştır. İlk işimiz bilgisayarınızın ev ağı içindeki yerel IP adresini ve ardından da router IP adresini öğrenmek.
Evdeki Proxy server olarak kullanmak istediğiniz bilgisayarda, komut istemini açın.(Başlat->Çalıştır-> cmd yazıp Tamam tuşuna basın.) Ardından “ipconfig” yazıp(Tırnak işareti olmadan) enterlayın.

Benimkinde 2 tane Ethernet kartı var; ama sizinkinde muhtemelen bir tane “IP Adres” göreceksiniz.
Adım#2 – Routerda Port Açma
Router yönetici paneline girin.(Linksys için tarayıcınızın url bar kısmına 192.168.1.1 tuşlayın.) Router IP adresini tespit etmek için yönetici panelindeki “Durum” kısmına tıklayın ya da WhatIsMyIP adresinden öğrenin.
Routera erişmek için kullanıcı adına ve şifreye ihtiyacınız olacak. Eğer bilmiyorsanız, varsayılan değerleri kullanarak erişebilirsiniz. Onlara da CIRT veya RouterPasswords gibi sitelerden ulaşabilirsiniz.

Ardından, port açarak bir anlamda güvenlik duvarında bir delik oluşturacağız. Linksys için, “Gaming” bölümünün altında “Port Range Forward.” bu iş için kullanılacak. Siz de kendi routerınızdaki port açma işi için “port forwarding” gibi bir kısım bulun ve standart olmayan herhangi bir port numarası tuşlayın. Ben 1085 ile 1090 arasındaki portları açtım ve “ipconfig” komutunu kullanarak bulduğum IP adresine o portları yönlendirdim. Sonra değişiklikleri kaydedin.
Adım#3 – Evdeki Bilgisayarı Proxy Servera Dönüştürün
Yukarıdaki işlemlerde belirtilen spesifik portlar üzerindeki internet isteklerinin tümü evdeki bilgisayarınıza gidecek. Bunu yapmak için evdeki bilgisayarınızda bazı ayarlar yapacaksınız. Ücretsiz Proxy server kuracağız. http://www.handcraftedsoftware.org/ adresten download edip bilgisayarınıza kurun.

FreeProxy programını açın ve “port”a tıklayın. “Protocol” kısmını HTTP Proxy olarak belirleyin ve port numarasını da routerda belirlediğiniz portlardan biri olarak ayarlayın. “Done” tuşuna tıkladığınızda yeni proxynizi kullanmaya hazırsınız. Fakat siz bu yaptığınızla yani sanal olarak korunmasız bir portu internete açarak ve tüm HTTP isteklerini ona yönlendirerek birazcık da tehlikeli bir iş yapıyorsunuz. Evet, biz bu işlemleri bazı güvenlik önlemlerini aşmak için kullanıyoruz fakat evdeki bilgisayarımız için de güvenlik önlemlerini aksatmamamız gerekiyor. FreeProxy kimlik denetleme işlevini görmek üzere “HTTP authentication” seçeneğini aktif duruma getirelim.

Bu ayarlar yardımıyla proxynizin kimlik kontrolünü ya Windows kullanıcı adı ve parolası ile ya da FreeProxy programında yeni bir parola oluşturma yoluyla yapabilirsiniz.
Adım #4 – Proxy Hizmetini Başlatın ve Filtreleri Aşın
Bundan sonra artık programımızı başlatabiliriz. Proxy hizmetimizin çalıştığını göstermek için log tutma özelliğini aktive etmiştim.

Log tutma işlemini siz aktive etmeyin, çünkü disk hafızasında yer kaplayacaktır. Ama proxynizin çalışıp çalışmadığını görmeniz açısından güzel bir yöntemdir. Artık hazırsak “stop/start” seçeneklerine tıklayabiliriz.

Adım #5 – Tarayıcınızı Ayarlayın
Yeni proxymizi test etmek için örneğin okulun kütüphanesine gidebilirsiniz. Tarayıcınızı açın ve seçenekler bölümünden bağlantı ayarlarına gelin. Evdeki proxy serverınızı kullanabilmek için LAN bağlantı ayarlarını yapın.

Vekil sunucu ayarlarını elle yapılandırabilmenize olanak sağlayan kısmı seçin ve “HTTP Proxy” bölümüne routerın IP adresini yazdığınızdan emin olun. Port bölümüne de routerda açtığınız ve programda da yazdığınız port numarasını yazınız. Kullanırken dikkatinizi çekecektir, internet hızınız eskisine oranla az olacak. Web sayfalarındaki resimlerin gelme süresi birazcık uzayacaktır.

İnternette biraz dolaştıktan sonra loglarımı kontrol ettim. Server aracılığıyla bağlandığımız her siteyi loglamış.

FreeProxy hızlı çalışır ve kullanımı kolaydır. Herhangi bir özel internet bağlantısına işten veya okuldan rahatça erişebilirsiniz.
Bazı şirketler bilgisayarları, kullanıcıların bağlantılar bölümüne erişimini engelleyecek şekilde ayarlamaktadırlar. Diğer bir deyişle proxy görevi gören IP adresleri tespit edilmiş ve bu IPlerin tümü bloklanmış olabilir. Metot ne olursa olsun onlar sizin Facebook profilinizi kontrol etmenize veya Twitter’da ileti göndermenize engel olmaya devam edecekler. Aslında dünya çapında tüm IT departmanlarının kendine gelip bu olaya bir son vermeleri gerekir. Çünkü internet bir ihtiyaçtır.
Kaynak: http://www.makeuseof.com/tag/how-to-get-into-blocked-websites-in-school-with-freeproxy/
Çeviri: Serdar BARAKLI




.png)
Evde ve işte farklı ip adresleri kullanığım için ve bu bilgileri sabah akşam değiştimekten bıktığım için bu kod dosyasını hazırladım. Bazı arkadaşlara lazım olabileceğini düşünerek kod dosyasını ve exe dosyasını yayınlıyorum.
İlk önce ufak bir araştırma yaptım. Tabiki sonuçlar her zamanki gibi delphiturkiye.com/forum sitesine yönlendirdi. Oradaki arkadaşlarında verdiği linklerle aşağıdaki iki fonksiyona ulaşabildim.
| function SetIpConfig(const AIpAddress : string; const AGateWay : string = ”; const ASubnetMask : string = ”) : integer; |
function SetDnsServers(const APrimaryDNS : string; const AAlternateDNS : string = ”) : integer; |
bu fonksiyonlar zaten işi bitiriyor. Ben de bu fonksiyonaların haricinde güvenlik ve yanlış yapılandırmama işlerine yöneleyim dedim.
Aşağıdaki pas dosyasını kullanabilirsiniz. Örnek olarak aşağıdaki kodlar yeterli..
PAS dosyası Exe isteyenler için EXE dosyası



Araba sürerken kaç kez bu tip elektronik yol tabelalarıyla karşılaştınız?
Bu ADDCO firmasına ait taşınabilir bir tabeladır. Günümüzde, bunların içinde ne olduğunu ve önemli bilgileri göstermesini sağlayan programlamanın nasıl yapıldığını görebiliriz.
1. Bu tabeladaki erişim paneli genelde küçük bir kilit tarafından korunur; ama korumasız da olabilir. Erişim panelini açtığınız takdirde aşağıdaki elektronik araçları görürsünüz.

2. Klavyeli siyah kontrol pedalı, kıvrımlı bir kabloyla bağlanmıştır.

3. Buradaki programlama, menü seçeneklerini aşağıya kaydırıp ‘Şu anki metin’ kısmına gelmek kadar basittir. Bu adımdan sonra istediğiniz yazıyı yazabilirsiniz. Onaylamak için ‘Enter’ a basarsınız. İsterseniz sadece yazdığınız yazının görünmesini sağlayabilir ya da ‘Add page’ kısmını seçerek daha fazla sayfa ekleyebilir ve böylece daha çok şey gösterilmesini sağlamış olabilirsiniz.
Hacker İpuçları: Eğer size bu işleri yapmak için şifre sorarsa; ‘DOTS’ olarak deneme yapın. Tüm bu olasılıklar içinde, bu ışıklarla ilgilenen görevliler bu default şifresini değiştirmemiş olacaklar. Eğer ki değiştirdiklerini düşünürsek, endişelenmeye gerek yok. ‘Control’ ve ‘Shift’ tuşlarına basılı tutarken ‘DIPY’ yazın. Bu işlem sonucunda bu tabelada yazan yazı sıfırlanacak ve şifre ‘DOTS’ olacak. Böylece trafik tabelalarını ele geçirmiş olacaksınız.

Kaynak: http://www.i-hacked.com/content/view/274/48/
Çeviri: Serdar BARAKLI
G2PXDXS72J6C
]]>1) Başlangıç Klasörü: Windows, Başlat Menüsü’nün Başlangıç Klasörü’ndeki her öğeyi açmaktadır. Bu dosya, Başlat Menüsü’nün Programlar kısmındaki dikkati çeken bir klasördür.
Windows’un Başlangıç Klasörü’nde bulunan her programı çalıştırdığını söylemediğime dikkat edin. Windows buradaki her öğeyi açmaktadır. Burada önemli bir fark vardır.
Başlangıç Klasöründeki programlar tabii ki çalışacaktır. Ama Başlangıç Klasörü’nde kısayol olarak program değil de dökümanlar da bulundurabilirsiniz.
Örneğin, Eğer Başlangıç Klasörü’ne Microsoft Word belgesi koyarsanız, Word, bu dökümanı makineniz açıldıktan sonra otomatik olarak çalıştıracaktır. Eğer oraya bir Wav dosyası koyarsanız, audio yazılımınız otomatik olarak çalışacaktır ve eğer favori web sitenizi koyarsanız, Internet Explorer veya seçtiğiniz tarayıcı, bilgisayarınızı başlattığınızda otomatik olarak bu web sayfasını açacaktır.
2) Registry: Windows, registrydeki Çalıştır bölümünde bulunan tüm yönergeleri çalıştırır. Çalıştır bölümünde(ve aşağıda sıralanan diğer registry bölümlerinde) bulunan öğeler program veya başka programların açtığı herhangi bir dosya olabilir.(1. Örnek)
3) Registry: Windows, registrydeki “RunServices” bölümünde bulunan tüm yönergeleri çalıştırır.
4) Registry: Windows, registrydeki “RunOnce” bölümünde bulunan tüm yönergeleri çalıştırır.
5) Registry: Windows, registrydeki ” RunServicesOnce” bölümünde bulunan tüm yönergeleri çalıştırır.(Windows, programları çalıştırmak için 2 tane “RunOnce” bölümü kullanır.)
6) Registry: Windows, registrydeki HKEY_CLASSES_ROOT\\\\exefile\\\\shell\\\\open\\\\command “%1″ %* bölümünde bulunan yönergeleri çalıştırır. Herhangi bir exe dosyası çalıştırılacağı zaman komutlar buraya yerleştirilir.
Diğer Olasılıklar:
[HKEY_CLASSES_ROOT\\\\exefile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\” %*”
[HKEY_CLASSES_ROOT\\\\comfile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\” %*”
[HKEY_CLASSES_ROOT\\\\batfile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\” %*”
[HKEY_CLASSES_ROOT\\\\htafile\\\\Shell\\\\Open\\\\Command] =”\\\\”%1\\\\” %*”
[HKEY_CLASSES_ROOT\\\\piffile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\” %*”
[HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\CLASSES\\\\batfile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\”
%*”
[HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\CLASSES\\\\comfile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\”
%*”
[HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\CLASSES\\\\exefile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\”
%*”
[HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\CLASSES\\\\htafile\\\\Shell\\\\Open\\\\Command] =”\\\\”%1\\\\”
%*”
[HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\CLASSES\\\\piffile\\\\shell\\\\open\\\\command] =”\\\\”%1\\\\”
%*”
Eğer anahtar, gösterildiği gibi “\\\\”%1\\\\” %*” değerine sahip değilse ve “\\\\”başkabirdosya.exe %1\\\\” %*” gibi farklılık gösteriyorsa, otomatik olarak o belirlenmiş dosyayı çağırıyordur.
7) Toplu Dosya: Windows, Windows dosyasında bulunan Winstart toplu dosyasındaki tüm yönergeleri çalıştırır.(Bu dosya neredeyse tüm Windows kullanıcıları ve birçok Windows uzmanı tarafından bilinemez ve sisteminizde de olmayabilir. Ama çok kolay bir şekilde oluşturabilirsiniz. Windows’un bazı versiyonlarında Windows klasörünün “WinNT” adıyla bulunduğunu unutmayalım.) Dosyanın tam ismi “WINSTART.BAT” dır.
8 ) Biçimlendirme Dosyası: Windows; Windows veya WinNT klasöründe bulunan WIN.INI dosyasındaki “RUN=” satırında bulunan tüm yönergeleri çalıştırır.
9) Biçimlendirme Dosyası: Windows; Windows veya WinNT klasöründe bulunan WIN.INI dosyasındaki “LOAD=” satırında bulunan tüm yönergeleri çalıştırır.
Windows aynı zamanda System.ini veya c:\\\\windows\\\\system.ini deki “shell=” satırında bulunan yönergeleri de çalıştırır.
[boot]
shell=explorer.exe C:\\\\windows\\\\dosyaismi
Windows her ne zaman başlar ise, explorer.exe yi takip eden dosya ismi de başlayacaktır.
Win.ini’de olduğu gibi, dosya isimleri birbirinden önce bulunabilir. Normal olarak dosyaların tüm yolu, bu girişte bulunacak. Eğer bulunmuyorsa Windows dizinini kontrol edin.
10) Yeniden Başlatma: Windows, bir uygulama yürütülürken o uygulamayı kapatırsa, yeniden o uygulamayı çalıştırır. Windows, Microsoft’a ait olmayan programlarda yeniden çalıştırma işlemini gerçekleştiremez. Ama Internet Explorer ve Windows Explorer ile bunu kolay bir şekilde yapacaktır. Eğer Internet Explorer’a sahipseniz; Windows’u sonlandırırken I.E’yi açın. Bilgisayarı yeniden başlattığınızda Windows, aynı sayfalarla Internet Explorer’ı yeniden açacaktır.(Eğer Windows makinenizde bu işlem gerçekleşmezse, bu özellik kapatılmış demektir. Microsoft Windows kullanıcı arayüz yönetim programı olan Tweak UI programını kullanın ve “Explorer Ayarlarını Hatırla” veya Windows versiyonunuzda nasıl isimlendirilmişse o özelliği aktif hale getirin.)
11) Görev Zamanlayıcısı: Windows, Windows Görev Zamanlayıcısında(veya Görev Zamanlayıcısının yerine veya ona eklenen diğer Zamanlayıcılarda) bulunan autorun yönergeleri çalıştırır. Görev Zamanlayıcısı, ilk versiyon olan Windows 95 haricinde Windows’un tüm versiyonlarında resmi bir bölümdür ama eğer Windows 95’te Microsoft Plus Pack yüklüyse burada da bulunmaktadır.
12) İkincil Yönergeler: Windows başlarken çalışan programlar, birbirinden bağımsız olarak çalışan ayrı programlardır. Teknik olarak bunlar Windows’un çalıştırdığı programlar değillerdir; ama temel programların hemen ardından çalışan sıradan programlarla sıklıkla karıştırılmaktadırlar.
13) C:\\\\EXPLORER.EXE Metodu
C:\\\\Explorer.exe
Windows; ön yükleme yani açılış sırasında (genel olarak Windows dizininde bulunan) Explorer.exe’yi yükler. Ama eğer c:\\\\explorer.exe varsa, bu uygulama Windows explorer.exe yerine çalıştırılacaktır. Eğer c:\\\\explorer.exe bozuksa; kullanıcı, sisteminden dışarıda bırakılacaktır.
Eğer c:\\\\explorer.exe bir trojan ise, çalıştırılacaktır. Birbirinden farklı diğer autostart metodları, herhangi bir dosyaya veya registry değişikliklerine ihtiyaç duymayacaktır. Dosya basit bir şekilde yalnızca c:\\\\explorer.exe olarak isimlendirilmelidir.
14) İlave Metodlar
İlave autostart metodları. İlk ikisi Trojan SubSeven 2.2 tarafından kullanılmaktadır.
HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\Microsoft\\\\Active Setup\\\\Installed Components
HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\Microsoft\\\\Windows\\\\Currentversion\\\\explorer\\\\Usershell folders
Icq Inet
[HKEY_CURRENT_USER\\\\Software\\\\Mirabilis\\\\ICQ\\\\Agent\\\\Apps\\\\test]
“Path”=”test.exe”
“Startup”=”c:\\\\\\\\test”
“Parameters”=”"
“Enable”=”Yes”
[HKEY_CURRENT_USER\\\\Software\\\\Mirabilis\\\\ICQ\\\\Agent\\\\Apps\\\\]
Bu anahtar; eğer ICQNET herhangi bir internet bağlantısını saptarsa, tüm uygulamaların çalıştırılacağını belirler.
[HKEY_LOCAL_MACHINE\\\\Software\\\\CLASSES\\\\ShellScrap] =”Scrap object”
“NeverShowExt”=”"
Bu anahtar, dosyaların belirlenmiş uzantılarını değiştirir.
Kaynak: http://www.governmentsecurity.org/articles/Placesthatvirusesandtrojanshideonstartup.php
Çeviri: Serdar BARAKLI
]]>Eğer Web üzerinde sessizce ve hile yollarını kullanarak ciddi paralar kazanmak istiyorsanız, Cross-Site Scripting(XSS) veya SQL Injection atakları yapmanıza gerek yok. Tüm ihtiyacınız olan şey; bir Web tarayıcı, neyi aradığınıza bağlı olarak birkaç ipucu ve biraz da siyah şapkalı hacker hileleri.
Yapılacak olan bu iş, teknik bakımdan illegal değil; yalnızca servis koşullarını ihlâl etmek kapsamına girer. Bu şartlar altında kulağa çok akademik ve iyi niyetli olarak gelebilir; ama bunlar herkesin bildiği eski Web atak tekniklerine benzemez. Çünkü bir sistemle uğraşmak ve para kazanmak bu kadar kolay olmayabilir. Bunların yanında da Plus IDS bu atakları tespit edemeyebilir ve Web uygulamalarının güvenlik duvarları onları bloklayamayabilir. Bu yüzden bu tip atakların tespit edilebilmesi çok da zordur. Artık videoya geçelim ve nelerin mümkün olabileceğini görelim.
Kaynak: http://www.net-security.org/secworld.php?id=7177
Çeviri: Serdar BARAKLI
-Tüm popüler masaüstü işletim sistemleri
-En çok kullanılan ofis programları
-En çok kullanılan grafik düzenleyiciler
-Proje uygulamaları
-Betik diliyle yazılmış herhangi uygulamalar
Bilgisayar virüsleri, solucanları, trojanlar sayısız işletim sistemleri ve uygulamalar için yazılmıştır. Diğer bir yandan hala ücretsiz sayısız işletim sistemi ve uygulamalar var. Bir işletim sistemini, virüs yazanlardan daha çekici kim kılabilir?
Malware aşağıda sıralanan kriterlerin oluştuğu çevrede görünür:
-İşletim sistemi geniş ölçüde kullanılırsa
-Mantıklı bir şekilde yüksek kalitede belgeleme olanaklı ise
-Hedef sistem güvensiz veya belgelenmiş bir şekilde savunmasız ise
Bütün bu üç kriter anahtar faktördür ve virüs yazan tarafından düşünülen sistem hedeflenmeden önce bu üç kriterin hepsinin birlikte oluşmasına ihtiyaç duyulur.
İlk olarak hackerlar ve siber saldırıcılar herhangi bir sistem üzerinde kafa yorarlar. Onlara göre hedefe erişmek için hedefin yeterince popüler olması gerekmektedir. Bir kere bir işletim sisteminin veya uygulamanın geniş oranda hazır olması ve başarılı bir şekilde pazarlanabiliyor olması gereklidir. Böylece o sistem virüs yazanlar için uygun bir hedef haline dönüşebilecektir.
Windows ve Linux için yazılan kötü niyetli yazılımlara kısa bir göz gezdirdiğimizde, malware hacminin kabaca bu iki iletişim sisteminin pazar payı ile ayrı ayrı orantılı olarak mevcut olduğu görülmektedir.
Ayrıntılı belgeleme, yazılmış uygun programlar için bulunan hazır servisler ve kuralların tanımını içeren belgeleme olduğu sürece, her iki yasal geliştirici kurum ve hackerlar için önemli yer tutuyor.
Örneğin, en önemli telefon sağlayıcıları bu özel bilgileri paylaşmıyor ve her iki yasal üreticinin ve hackerların acizliğini gözler önüne seriyor. Diğer yandan, bazı akıllı telefon sağlayıcıları dökümanlarını yayınlamaktadırlar. Symbian için olan ilk virüsler (Worm.SymbOS.Cabir.a) ve Windows CE (WinCE.Duts.a), belgelerin 2004 ün ortasında yayınlanmasından kısa bir süre sonra görülmüştür.
İyi yapılandırılan işletim sistemlerinin veya uygulamalarının yapısı güvenliğe ihtiyaç duyar. Herhangi bir güvenli çözüm, dosyalara geniş kapsamlı erişmek için kullanılan veya potansiyel tehlikeli servislere yardım eden yeni veya müsaade edilmeyen programlara izin vermez. Bunun zor bir tarafı da tamamen güvenli sistemler gibi yalnızca malwareları engellemekle kalmayarak, zararsız programları engellemesi olacaktır. Sonuç olarak, hiçbir geniş kapsamlı sistem gerçekten de güvenli olarak adlandırılamayacak.
Kaynak: http://www.viruslist.com/en/viruses/encyclopedia?chapter=153279591
Çeviri: Serdar BARAKLI
]]>Virüs yazarları şu 4 geniş gruptan birine aittirler: İki gruba ayrılabilen siber-vandallar ve yine iki gruba ayrılabilen daha ciddi programcılar.
Siber Vandalizm – Aşama 1
Geçmişte, birçok malware(zararlı yazılım) genç programcılar tarafından yazılmıştır: Programcılığı yeni öğrenen ve yeteneklerini test etmek isteyen çocuklar… Fakat bu programlar geniş bir alana yayılmamışlardır. Bu malwareların büyük bir çoğunluğu diskler yeniden biçimlendirildiği veya güncellendiği zaman yok olur. Buna benzer virüsler de somut bir amaç veya belirli bir hedef için yazılmamıştır. Ama basit bir şekilde bu yazarlar kendilerini ifade edebilmektedirler.
Siber Vandalizm – Aşama 2
Malware kodlamaya katkıda bulunan 2. geniş grup yine genç insanlardı ve genellikle bunlar öğrencilerdi. Onlar hâlâ programlama öğreniyorlardı fakat çoktan bilinçli bir karar vererek yeteneklerini virüs yazarak gösterdiler. Bunlar siber holiganizm ve siber vandalizm gibi eylemleri üstlenen ve bilgisayar topluluğuna müdahalede bulunmaya karar vermiş kişilerden oluşan bir grup insandı. Virüsler, bu gruba dahil olan üyeler tarafından yazılmış olup, son derece basit bir yapıdaydı ve kodlar çok sayıda hata içeriyordu.
Bununla beraber internetin gelişimi, olabilecek virüs yazarları için yeni olanaklar ve alanlar sağladı. Herkesin virüs yazmayla ilgili bilgi edinebildiği birçok site, sohbet odaları ve diğer kaynaklar yayılmaya başladı: Tecrübeli kodlayıcılarla konuşmak ve malwareları oluşturmak ve onları programların kaynak kodlarına ekleyerek kamufle etmek için internetten birçok şeyi indirmek bu kaynaklar arasında sayılabilir.
Profesyonel Virüs Kodlayıcıları
Ve bu gençler büyüdüler. Maalesef ki aralarından bazıları virüs yazmayı bırakmadılar. Bunun yerine, kendi güvenilmez yetenekleri için ticari uygulamalar aradılar. Bu grup, en sır saklayan ve en tehlikeli bilgisayar kullanıcıları olarak akıllarda kaldılar: Virüsleri yazmada ve onları yaymada son derece ciddi olan profesyonel ve yetenekli programcılar kendi aralarında ağ oluşturdular.
Profesyonel virüs yazarları bilgisayarların ve ağların içine işlemek için sıklıkla yenilikçi kodlar yazarlar. Onlar, yazılım ve donanım açıklarını araştırırlar ve kendilerinin zararlı yazılımlarının yaşayamayacaklarını bildikleri halde yayılmalarını sağlamak için orijinal yollarla sosyal mühendisliği kullanırlar.
Virüs Araştırmacıları: Malware Yazarları
Dördüncü ve en küçük virüs yazarları grubu, biraz görülmedik bir kısımdır. Bu virüs yazarları kendilerine araştırmacı derler ve sıklıkla antivirüs programlarını atlatmak için, sistemlere enfekte olmak ve içine işlemek için yeni metotlar geliştirmek yolunda kendilerini adamış olan yetenekli programcılardır. Yeni işletim sistemlerine ve donanımlara sızma konusunda ilkler arasındadırlar. Bununla beraber, bu virüs yazarları para için değil de araştırma amaçlı olarak virüs yazarlar. Genellikle, virüslerin kaynak kodlarını yaymazlar ama etkin bir şekilde internet üzerinde bulunan virüs yazıları kaynaklarında kendilerine ait olan yeniliklerini tartışırlar.
Tüm bunlar masum ve hatta faydalı olarak görülüyor. Ama bir virüs arkasında bir virüs bırakır ve insanlar tarafından yeni tehditlere yönlendirilebilir fakat bu araştırmaların sonuçlarına karşı sorumluluk almayan amatörler bu işlere katılmazlar. Birçok konsept virüsü, bu grup için bir gelir elde etme kaynağı olduktan itibaren, profesyonel virüs yazarları tarafından ciddi tehlikelere dönüştürülebilirler.
Virüsler Neden Yazılır?
Dolandırıcılık
Bilgisayarın yeraltı dünyası; insanın hoşuna giden bazı şeyleri elde etmesini sağlayan; internet erişimi, e-posta ve web barındırma(hosting) gibi yeni illegal aktivitelere ortam hazırlayan internet servisleri sağlamaktadır. Virüs yazarları, diğer kullanıcıların internet kaynaklarına ücretsiz erişimi sağlayan ve kullanıcıların giriş adını ve şifrelerini çalan Trojan programlarını oluşturdular.
Şifrelerin çalındığı Trojanlar ilk kez 1997’de görülmüştür: Amaç, AOL’e erişimi sağlamaktı. 1998’e kadar diğer büyük internet servis sağlayıcılarının tümünde benzer Trojanlar görülmüştür. Trojanlar, dial-up internet servis sağlayıcısının, AOL ve diğer internet servislerinin giriş verilerini çalıyordu. Bunlar genellikle internetteki alışkanlıkları için sınırlı geçim kaynağı olan insanlar veya internet kaynaklarının ticari servis olmasını onaylamayan ve bu yüzden para ödemek zorunda olan insanlar tarafından yazılmaktadır.
Uzun zamandan beri, bu grup Trojanlar antivirüs firmaları için dünya çapında mühim bir ölçüde günlük yakalanma teşkil etti. Bugün, internet erişiminin fiyatlarının düşüşü içerisinde bu programların sayısı da düşüş kaydetmektedir.
Bilgisayar oyunları ve yazılım lisans anahtarları, siber dolandırıcılar tarafından diğer bir hedeftir. Yeniden, Trojanlar sınırlı mali kaynağa sahip olanlar için ve onlar tarafından yazılan, internetteki kaynaklara ücretsiz erişim sağlayan programlardır. Bazı bilgisayar korsanlığı(hacking) ve cracking altyapı hizmetleri, bilgisayar topluluğunda tüm bilgilerin serbestçe paylaşılması gerektiğini ilân eden “özgürlük savaşçıları” olarak da ifade edilen gruplar tarafından yazılır. Ama, ne kadar asil olursa olsun dolandırıcılıktan geriye kalan bir suçtur.
Örgütlü Siber Suç
Başlı başına en tehlikeli kısım olup, bireysel ve grup olarak profesyonel çalışmaya dönmüşlerdir. Bunlar, ya direk bir şekilde nihai kullanıcıdan para çalan(yani hırsızlık veya dolandırıcılık) ya da spam platformları oluşturup bunları satarak veya DoS saldırıları organize gibi zombi makineleri kullanarak diğer yollardan para kazanan insanlardır.
Günümüzün en ciddi saldırıları, kurban makineye geniş kapsamlı Trojan kurulumunu organize eden profesyonel virüs yazanlar tarafından meydana gelmektedir. Bu; solucanlar kullanılarak, enfekte edilmiş sitelerin linkleriyle veya diğer Trojanlar yardımıyla olabilir.
Bot Ağları
Halen, virüs yazarları ya belirli spam üreticiler için çalışıyor ya da araçlarını en yüksek fiyatlardan satıyorlar. Günümüzde virüs yazanlar için bir standart yöntem; bot ağları, özdeş zararlı kodlar enfekte olmuş zombi bilgisayar ağları oluşturmaktır. Ağların, spam platformu olarak kullanılması durumunda, bir trojan proksi sunucusu kurban makinenin içine işleyebilir. Virüs yazarları ondan sonra bu ağları, yüksek fiyatlarla bilgisayarın yeraltı dünyasında satmaktadır.
Bunun gibi ağlar genellikle spam platformu olarak kullanılmaktadır. Hacker altyapı hizmetleri, bu ağların verimli bir şekilde işlemesi için kullanılabilir. Kötü niyetli yazılım, kullanıcının onayı ve bilgisi dâhilinde olmadan bilgisayara yüklenir. Reklam içeren bilgisayar programları(adware), keşif ve silme durumlarına karşı gizlenebilir ve antivirüs yazılımı saldırıya uğrayabilir.
Mâli Kazanç
Spam servisinden ve adwarelerden başka, profesyonel virüs yazarları e-cüzdandan, Pay Pal hesaplarından ve internet banka hesaplarından doğrudan bir şekilde para çalmak için kullanılan Trojan ajanlarını ürettiler. Bu Trojanlar, yerel makinelerden ve hatta tüzel sunuculardan, bankacılık ve ödeme bilgilerini elde etti ve onları sanal korsanlara ulaştırdı.
Siber Şantaj
Günümüze ait 3. büyük siber suç şekli, internetten şantaj yaparak para alma yoludur. Genellikle virüs yazarları, DoS saldırılarını organize edecek yeteneğe sahip, zombi bilgisayarlardan oluşan bir ağ oluştururlar. Ondan sonra, tüzel web sayfasına karşı DoS saldırısı yapılacağına dair gözdağı vererek şirketlere şantaj yaparlar. Gelirlerini doğrudan online olarak sağlayan e-mağaza, bankacılık ve kumar siteleri, bu şirketler arasında yer almaktadır.
Diğer Malwareler
Virüs yazarları ve hackerlar; adware, dialer ve altyapı özellikleri kullanarak tarayıcıyı öde-görüntüle türünden sitelere yönlendirirler ve diğer istenmeyen yazılım fonksiyonlarını verimli bir şekilde çalıştırırlar. Bunun gibi programlar, bilgisayarın yeraltı dünyası için kazançlar getirebilmektedir. Bu nedenle; bu programların tespit edilemiyor olması ve düzenli bir şekilde güncellenmesinden emin olunması, virüs yazarların ve hackerların ilgi alanlarına girmektedir.
Genç virüs yazarları tarafından kitle iletişim araçlarına küresel bir salgın için bırakılan zararlı kodların 90%’ı profesyoneller tarafından yazılmıştır. Bu 4 grup virüs yazarı bilgisayar güvenliğini değiştirmelerine rağmen, ciddi bir görünüme sahip olan ve gelişen tehdit, profesyonel virüs yazarları topluluğunun kendi servisini satma isteği olacaktır.
Kaynak: http://www.viruslist.com/en/viruses/encyclopedia?chapter=153280553
Çeviri: Serdar BARAKLI
]]>Bununla beraber kötü niyetli yazılımlar, yeni türememiştir. İlk bilgisayarlar, virüsler tarafından saldırıya uğramamış olmalarına rağmen bu, onların potansiyel olarak saldırıya açık olmadığı anlamına gelmiyordu. Basit bir şekilde açıklayacak olursak, bilişim teknolojisi daha gelişmiş düzeye ulaşmadığı zamanlarda, yeterince insan, bilgisayar sistemlerinin zararlı amaçlar için kullanılmasını anlayamamışlardı.
Ama bir kere bilgisayarların biraz yaygınlaşması, problemlerin başlamasına neden oldu. Virüsler, ARPANET (Amerikan Gelişmiş Savunma Araştırmaları Dairesi (Advanced Research Projects Agency Network, yeni adıyla DARPA; Defence Advanced Research Projects Agency) için geliştirilmiş bir bilgisayar ağı ve ilk geniş alan ağı olan ARPANET 1960’lı yılların ortasında askeri amaçlarla ortaya çıktı. Araştırma ve araştırmacıları birbirine bağlamak amacıyla geliştirilen ARPANET, daha sonraları İnternet’in gelişmesine yol açan TCP/IP protokolünün ortaya çıkmasını sağlamıştır.) gibi bazı görevler için kullanılan ağlarda, virüslerin hızla artmasına neden olacak özellikte sonuçlanan bir şekilde görülmeye başlanmıştır. Birçok bilgisayar kullanıcısı, bilgisayarlara erişimi başarmıştı. Çünkü onlar, makinelerin nasıl çalıştığını öğrenebildiler. Ve bazıları da kaçınılmaz bir şekilde bilgilerini kötü niyetli amaçlar için kullandılar.
Teknoloji yavaş yavaş gelişti, aynı zamanda virüsler de… 20 yıl esnasında bilgisayarların değiştiğine tanık olduk. Şu anda floppy disklerden önyüklenen ve son derece sınırlı olan makineler; muazzam miktardaki veriyi anında gönderen, yüzlerce ve hatta binlerce adrese e-posta ileten, sinema filmlerini, müzikleri ve interatif web sitelerini barındıran çok güçlü sistemlerdir. Ve virüs kodlayıcıları ilerlemelerini bu değişiklikler ile yapmıştır.
1980’lerdeki virüsler çeşitli işletim sistemlerini ve ağları hedef alırken, günümüzdeki birçok virüs, kullanımı en yaygın olan Microsoft Windows’taki bazı saldırıya açık olan noktaları kullanacak şekilde kodlanmıştır. Saldırıya uğrayabilecek şekilde zayıf noktaları olan bilgisayar kullanıcıları, aktif olarak virüs kodlayıcılar tarafından kullanılmaktadır. İlk kötü niyetli programlar, bilgisayarın beklenmeyen şekilde davranmasına neden olarak kullanıcıları şaşırtabilirdi. Bununla beraber 1990larda görülmeye başlanan ve tehlike oluşturan virüsler, banka hesap detayları ve şifreleri gibi kişiye özel ve gizli kalması gereken bilgileri çalmak için kullanılır.
Bu sebeplerden dolayı, kötü niyetli programlar beraberinde büyük işleri de getirmiştir. Çağdaş tehlikelerin anlaşılması, bilgisayar güvenliği için hayati önem taşımaktadır. Bu bölüm, kötü yazılımların(malware) evrimi ile ilgili bilgiler vermektedir. Bazı tarihsel meraklara, kısa bir bakış imkânı sunmaktadır ve günümüzün siber tehlikelerinin kökenini anlamamıza yardımcı olmak için bir taslak sunmaktadır.
Kaynak: http://www.viruslist.com/en/viruses/encyclopedia?chapter=153280684
Çeviri: Serdar BARAKLI
]]>