HP CEO‘sunun İstifasına Neden Olan Aktris

50 yaşında olan ve arasıra aktrislik yapan Jodie Fisher, kayıtlara cinsiyet ayrımcılığı şikayeti olarak geçen ve HP CEO’su Mark Hurd’un cuma günkü istifasına neden olan kişi olarak ortaya çıktı.

2007 yılında “Age of Love” adlı reality programında rol alan Fisher, Hurd’a işini kaybettirmek gibi bir amacının olmadığına ve ikilinin hiçbir gizli ilişkisi bulunmadığına değindi.

Avukatı tarafından yapılan açıklamada, Fisher’ın bu durum karşısında çok şaşırdığı ve üzüldüğü belirtildi. Sorunun ikili arasında herhangi hukuksal bir dava olmadan özel olarak çözüldüğüne değinildi.

Bu arada Fisher’ın avukatı Gloria Allred, cinsel taciz suçlarına karşı mücadeleye liderlik eden ve sık sık televizyonlara çıkan bir avukat.

HP’de yapılan incelemede ise herhangi bir taciz olayının olmadığı, fakat Mark Hurd’un 20.000$ gibi bir miktarı şirketin gideri olarak gösterdiği belirtildi. Üstelik bu para, Fisher’ın yapmadığı bir iş üzerine kaydettirilmişti. Yönetim kurulu üyeleri bu durumda Hurd’u istifaya çağırdı.

5 yıl boyunca Hurd’un yaptıklarına bakarsak aslında şirketi çok iyi şekilde idare ettiğini görüyoruz. Şirketin değeri Hurd döneminde iki katına çıkmış. Atılan sağlam adımlarla yazıcılarda, teknoloji servislerinde ve yazılımda iyice devleşen HP, olayın patlak vermesinin ardından ise, %10 luk bir düşüşle piyasa değerinden 10 milyar dolar kaybetmiş.

Yapılan açıklamalara göre Hurd işinden ayrılırken 35 milyon dolar tazminat ve bazı ek seçeneklere sahip olacak.

Aktris Fisher ile Mark Hurd’un tanışmaları 2007 yılına kadar uzanıyor. O zaman HP için ortak çalışmaya başladıkları belirtiliyor. Ayrıca Hurd’un istifasında bazı yanlış şirket politikalarının da etkili olduğu söyleniyor.

Kaynak: http://www.wired.com/epicenter/2010/08/jodie-fisher-mark-hurd/

Çeviri: Serdar BARAKLI

Alchemy: İçinizdeki Sese Kulak Verin, İlginç Şekiller Yaratın.

Çoğu çizim programları düzgün şekiller çizmenizi ve resimler üzerinde ayarlar yapmanızı sağlarken, Alchemy bunlardan farklıdır.

Java tabanlı olan bu uygulama, kullanıcılarına alternatif çizim deneyimlerinin kapılarını açıyor. İçinizden gelen sese göre farenizi kullanarak çeşitli şekiller oluşturabiliyorsunuz.

Üzerine ekleme yapılabilen veya inaktif duruma getirilebilen modüllerle birçok ilginç şekil tasarlayabilirsiniz. Bunlardan bazıları:

* ‘blind’ modu. Normal taslak görünümünü kapatın. İçinizden geldiğince şekiller çizin. Tabi bu sırada blind modunu kullandığınız için şekiller görünmeyecek. Ardından blind modundan çıktığınız zaman ortaya çıkardığınız şekillere göz atın.
* Rastgele şekiller oluşturun. Mesela hayali bir karakter için ya da bir uzay aracı için kendinize bir başlangıç noktası oluşturun böylece.
* Ayna görünümü. Efektlerden mirror yani ayna görünümünü seçerek çizdiğiniz şekillerin aynı anda simetriğini de ortaya çıkarın.
* Şekilleri bozun, kırın, dökün, dağıtın.

Alchemy programında yaptığınız hamleyi geri alma, yaptığınız iş üzerinde düzenlemeler yapma gibi seçenekleri bulamayacaksınız. Uygulamanın asıl odaklandığı şey; iyi, kötü, garip, güzel şekillerin bir sentezi olacak.

Genel Özellikler:

* Çizimlerinizi belli zaman aralıklarıyla kaydedin. Yapacağınız çizimleri ayarları kullanarak belli süreler içinde pdf dosyasına kaydetme imkanına sahipsiniz.
* Taslağı otomatik olarak temizleme özelliği. İsterseniz üstüste şekiller çıkarabileceğiniz gibi otomatik temizleme modunu kullanarak her hamlenizde yeniden beyaz bir sayfayla başlayabilirsiniz.
* Taslağı çeşitli yerlerde kullanın. Otomatik bir şekilde, yaptığınız şekilleri daha bilinen çizim programlarıyla açabilirsiniz. Mesela bir vektör dosyası olarak.
* Dikkatinizi dağıtmayın: Alchemy çok küçük bir arayüze sahip. Basit bir araç çubuğu var. Çizim yapacağınız zaman bu araç çubuğu kayboluyor. Tam ekran modu da var. Çizimlere odaklanmanız için herşey hazır.

İndirme ve Yükleme:

Alchemy, tüm işletim sistemlerinde çalışabilen Java tabanlı bir uygulamadır. Linux kullanıcılarının Java 1.5 veya daha üst versiyonlarına sahip olması gerekmektedir.

http://al.chemy.org/download/

Linuxcuların yapması gerekenler:

Dosyayı indirin.

Sıkıştırılmış arşivden çıkarın.

Dosyayı çıkarttığınız dizinin içine girin.(Terminal kullanarak) Çünkü .jar uzantılı java uygulamaları genelde varsayılan Linux sürümlerinde çift tıklayarak çalıştırılamaz, sıkıştırılmış arşiv gibi davranır.

Terminalde “java -jar Alchemy.jar” yazıp(tırnak işareti olmadan) uygulamayı çalıştırın.

Kaynak: http://www.omgubuntu.co.uk/2010/08/alchemy-lets-you-draw-using-your-voice.html

Çeviri: Serdar BARAKLI

Cep Telefonu Kulelerini Bloke Ederek Telefon Konuşmalarını Dinleme

Güvenlik uzmanı Chris Paget, herhangi bir yerden dışarı yapılan aramaları, kendisinin ürettiği cihaz yoluyla yönlendirerek rahatça dinlemeyi sağlayan cep telefonları için özel bir sistem oluşturdu. Ayrıca oluşturduğu bu sistem, şifreli konuşmaları bile çözüyor.

Üretilen cihaz, şifreleme özelliğini deaktif hale getiriyor, telefonda konuşulan şeyleri kaydediyor. Tabi bunları yapması için yapılan telefon görüşmesinin bu cihaz ile yönlendirilmesi gerekiyor.

Chris Paget’ın ürettiği bu cihaz düşük maliyetli ve ev yapımı. Kendisinden kat kat pahalı olan ve istihbarat birimlerince kullanılan cihazların yaptıklarını adeta taklit ediyor. Telefon ID verisini ve telefon içeriğini izleyebilen IMSI uzmanlarınınki kadar iş görmüyor maalesef. Sadece dinleme yapabiliyor. Yapılan bu araç temel olarak GSM kulelerini şaşırtıyor. Bu nasıl oluyor? Cihaz; orada bulunan cep telefonlarına; GSM şirketine ait kulenin cep telefonlarına gönderdiği sinyalden daha fazla sinyal göndererek bu işi yapıyor.

Paget’a kulak verelim: “Eğer yetecek kadar güçlü bir sinyal verirseniz, orayı elinize geçirmişsiniz demektir.”

Sistem, daha profesyonel ürünlerin tam zıttı bir şekilde sadece 1500$lık masraf çıkartıyor. Bu ücretin büyük bir kısmı da bu sistemi yönetmemizi sağlayan laptop için harcanıyor.

Bu tür bir cihazı yapmak, daha profesyonel ürünlere verilecek paranın binlerce kat daha ucuzuna mal oluyor. Paget bu ürünü bir konferans sırasında tanıttı: “Eğer bu ürün 1500$ ise isteyen herkes bunu satın alabilir ve komşusunu dinleyebilir.”

Bu cihaz yalnızca 2G GSM aramalarını kaydedebiliyor. Bu tür açıkların bulunduğu GSM sistemini kullanan AT&T ve T-Mobile cihazlar kullanılarak gerçekleştirilen aramalarda dinlenme mümkün oluyor. GSM, 3G teknolojisi kadar güvenli olmayan bir teknolojidir.

Şifreli konuşmalar da bu dinlemeden kaçamıyorlar. Çünkü bu cihaz, istasyondaki şifreleme özelliğini basit bir şekilde kapatabiliyor. GSM şartnamelerinin belirttiğine göre şifreleme olmayan bir istasyon ile bağlantı kurulduğunda cep telefonunda uyarı mesajı görülmelidir. SIM kartlar ise bu özelliği deaktif hale getirerek uyarı mesajının görülmemesini sağlıyor.

Paget’a kulak verelim: “GSM şartnameleri bile bunu gerektirdiği halde, yine de cep telefonu üreticileri bunu ciddiye almıyor.”

Sistem sadece dışarı giden aramaları tarayabiliyor. Eğer o bölgeden birinin telefonu ile bu cihaz bağlantı kurmuş ise ve bu sırada o cep telefonuna gelen bir arama varsa, bu arama sesli mesaj biçiminde bağlantı kurulan telefona iletilebiliyor.

“Telefon konuşmaları sırasında yapılan konuşma içeriğini dinleyebilirsiniz ama veri transferini kaydedemezsiniz.” Yukarıda belirttiğimiz gibi IMSI uzmanları, telefonun içeriğini gördüğü gibi veri transferlerini de kaydedebiliyor. Paget’ın sistemi henüz bu kadar gelişmiş değil.

Düzenek nasıl kuruluyor? 2 tane sinyal gönderme özelliğine sahip ortalama 1 metre boyunda RF antenlerini yerleştiriyoruz. Geniş bir konferans salonunda sinyalimizi güçlü hale getirmek için yapıyoruz bunu. Bir laptop ve bir de açık kaynak kodlu yazılımımız var elimizde. Kurduğumuz bu sistem yalnızca 25 miliwattlık sinyal yayıyor. Bu da ortalama bir cep telefonunun yaydığı sinyalin yüzde birine denk gelmesi demek.

Paget bu iş yüzünden Federal İletişim Komisyonundan(FCC) telefon almış ve yapacağı işin hukuk ihlali olabileceği ve buna önlem alması gerektiği söylenmiş. Legal yollar çerçevesinde de Avrupadaki GSM telefonlarının ve kulelerinin kullandığı frekans olan 900Mhz lik bir HAM Radyosu ile deneyi gerçekleştirmiş.

Sadece antenlari açmak, salondaki en az 20 kişinin telefonunun Paget’ın sistemiyle bağlantı kurmasına yetmiş.

“Şimdi sizin telefonlarınız, benim sistemim ile AT&T sistemini ayırt edemez durumda. Odadaki tüm telefonlar yavaş yavaş benim sistemime doğru kayacak.”

Yapılan bu deney sırasında 30 kadar telefon bu sistem ile bağlantı kurmuş. Paget’ın söylediğine göre telefonların sistemden çıkan sinyali bulması ve diğer kuleden gelen sinyali göz ardı etmesi biraz zaman alabilir. Ama bu işlemi hızlandırmak için de yöntemler var.

Hukuki kurallar gereği sistem gerekli şekilde ayarlandı. Odada bulunan bir kişi dışarıdan başka bir kişiyi aradı. Yapılan görüşme de bu sırada USB belleğe kaydedildi. Ve konuşma sonucunda yapılan kayıt salondakilere dinletildi.

GSM kullanıcıları eğer konuşmalarının dinlenmemesini istiyorlarsa 3G modunu kullanmaları onlar için bir seçenek olabilir.

Ama 3G konuşmaları da dinlemenin bir yöntemi olabileceğine değiniyor Paget. Yapılan konuşma sırasında 3G’yi bloklayan sinyal bozucu kullanıldığında, telefon 2G’ye dönebilir ve de böylece dinleme mümkün olabilir. Paget yaptığı bu deney sırasında sinyal bozucu aracı ve yükselticisi de yanındaydı fakat bunları çalıştırmadı. Eğer onları çalıştırırsa tüm Las Vegas telefonlarını dinleyebileceğini söyledi.

Kaynak: http://www.wired.com/threatlevel/2010/07/intercepting-cell-phone-calls/

Çeviri: Serdar BARAKLI

Nautilus‘ta Düzenlemeler Yapma

Nautilus, Gnome’un varsayılan dosya gezginidir. Hemen hemen herkes Nautilus’u ve özelliklerini az çok bilir. Bu makalede ise Nautilus’u geliştirmenin ve verimli hale getirmenin bazı yöntemlerini göreceğiz.

1) Dosya boyutunun ilgili dosyanın altında gösterilmesini sağlama:

* Yukarıdaki ekran görüntüsü bu özellik hakkında biraz fikir vermiştir. Gayet kolay ve kullanışlı bir yöntemdir. Uygulamak için aşağıdaki adımları uygulayın.

* Nautilus’u açın. Bunu yapmak için herhangi bir dizine gitmeniz yeterli. Ya da ALT + F2 yapın. Nautilus yazıp enterlayın. Ardından Edit – Preferences yolunu takip edin.

* Yukarıdaki sekmelerden “Display” tabına geçiş yapın. Orada gördüğünüz gibi ilk seçenek “None” olarak seçilmş halde. Onu “Size” olarak değiştirin.

2) Nautilus’ta gizli dosyaları gösterme veya gizleme:

* Aslında uzman kullanıcıların birçoğu bunu bilirler. Nautilus’ta bir dosyayı gizli yapmanın yolu dosyanın isminin başına “.” (nokta) (tırnak işareti olmadan) koymakla olur. Yani dosya isminiz photoshop ise onu .photoshop olarak adlandırmanız o dosyayı gizli yapacaktır.

* Gizli dosyaları görmek için CTRL + H yapmanız yeterli. Ya da yukarıdaki ekran görüntüsünde olduğu gibi View-> Show Hidden Files yolunu izleyebilirsiniz.

3) Masaüstünde Computer ve Home birimlerinin kalıcı olarak gösterilmesini sağlama:

* Başlıkta belirttiğimiz gibi bu da ubuntuya ait bir özelliktir. Gnome ve Nautilus kullanan diğer linux işletim sistemlerinde de mantıken böyle olması gerekir ama tarafımdan denenmemiştir.

* Masaüstünüzün sol üst köşesindeki küçük ubuntu simgesine sağ tıklayın ve “Edit Menus” kısmını seçin.

* Karşınıza çıkan pencerede sol tarafta “System Tools” kısmını seçin. Ardından sağ tarafta görülecek olan “Configuration Editor” kısmına tik koyun.

* Pencereyi kapatalım. Applications – System Tools – Configuration Editor yolunu izleyelim.

* Sol taraftaki aşağı doğru açılan seçeneklerden apps – nautilus – desktop yolunu izleyelim. “computer_icon_visible” ve “home_icon_visible” maddelerine tik koyalım.

4) Resimlerin veya filmlerin önizlemesine olanak veren küçük resimlerin(thumbnails) daha şık görünmesini sağlama:

Eski hali:

Yeni hali:

* Eğer Ubuntu 10.04 ‘Lucid Lynx’ kullanıcısı iseniz resim ve videoların önizlenmesine olanak sağlayan küçük resimlerin çevresindeki beyaz çerçeve sinirinizi bozmuş olabilir.

* Bunu yapmak için öncelikle resmi indirmeniz gerekli.

Resmi indirmek için terminalde:

sudo wget http://a.imageshack.us/img135/8666/thumbnailframe.png

yazın.

Ardından indirdiğiniz resim ile varsayılanın yer değiştirmesini sağlayacak olan aşağıdaki kodu terminale yazın.

sudo mv thumbnailframe.png /usr/share/pixmaps/nautilus/thumbnail_frame.png

Nautilus’u yeniden başlatın.

sudo nautilus -q

Eğer yeni görünümden memnun kalmazsanız ve eski hale dönmek isterseniz yukarıdaki adımları yeniden uygulayacağız; fakat bu sefer eski görünüme ait çerçevenin resmini indireceğiz.

Resmi indirmek için terminalde:

sudo wget http://a.imageshack.us/img651/5790/thumbnailframey.png

Ardından indirdiğiniz resim ile varsayılan olarak atadığınız yeni görünüme ait resmin yerdeğiştirmesini sağlayacak olan aşağıdaki kodu terminale yazın.

sudo mv thumbnailframey.png /usr/share/pixmaps/nautilus/thumbnail_frame.png

Nautilus’u yeniden başlatın.

sudo nautilus -q

Bu kadar. Unutmayın, “nautilus -q” komutu nautilus’u yeniden başlatır. Eğer bu yaptığınız işe yaramazsa “killall nautilus” komutunu kullanın.

5) Nautilus arka planını değiştirme

* Yukarıdaki ekran görüntüsünde siyah seçilmiş. Siz de istediğinizi seçebilirsiniz.

* Yine dosya gezginimiz olan Nautilus’ta “Edit – Backgrounds and Emblems” yolunu izleyin.

Sol taraftaki Patterns veya Colors menüsünden istediğiniz rengi seçip, dosya gezginimizin üzerine sürükleyip bırakın.

6) Nautilus Elementary

* Nautilus Elementary, belki de Nautilus’un başına gelen en güzel şey. Nautilus Elementary modu Nautilus’a sadelik ve şıklığı getirdi. Yukarıdaki ekran görüntüsü Nautilus’taki sadeliği ortaya koyuyor.

* Nautilus Elementary, Ubuntu 10.04 Lucid Lynx te yüklemek isterseniz aşağıdaki komutları terminalde çalıştırın.

sudo add-apt-repository ppa:am-monkeyd/nautilus-elementary-ppa

sudo apt-get update && sudo apt-get upgrade

sudo nautilus -q

Her satırı ayrı ayrı yazıp çalıştırmanız gerekmekte.

7) Her klasörü yeni pencerede açma:

* Dosya gezgininde Edit – Preferences yolunu izleyin. Ardından yukarıdaki “Behavior” tabına gelin. “Open each folder its own window” kısmına tik koyun.

* Ayrıca yukarıdaki ekran görüntüsünde görüleceği üzere “Single click to open items” maddesine tik koymanız tek tıklama ile dosyalarınızın açılmasını sağlayacaktır.

8 ) Gloobus Preview özelliği:

* Gloobus Preview, ubuntu dosya gezgini için dosya önizleme uygulamasıdır. Space bar tuşuna basarak dosya ön izlemeyi aktif hale getirebilirsiniz. Herhangi bir döküman, müzik dosyası, video veya klasör fark etmez.

* Gloobus Preview, Nautilus Elementary ile kullanıldığında en verimli olmaktadır. Yani Gloobus Preview uygulamasını Nautilus Elementary ile kullanacaksınız.

* İlk önce Gloobus Preview ve Nautilus Elementary uygulamalarının paket arşiv adreslerini ekleyelim. Bunun için terminalde:

sudo add-apt-repository ppa:gloobus-dev/gloobus-preview

sudo add-apt-repository ppa:am-monkeyd/nautilus-elementary-ppa

komutlarını ayrı ayrı çalıştıralım.

* Şimdi depoları güncelleyelim ve Gloobus Preview uygulamasını yükleyip Nautilus’u bir üst modele geçirelim yani güncelleyelim.

ssudo apt-get update && sudo apt-get install gloobus-preview && sudo apt-get upgrade

Bu kadar.

Kaynak: http://www.techdrivein.com/2010/08/8-not-so-common-nautilus-hacks-and.html

Çeviri: Serdar BARAKLI

Nautilus‘ta Adres Barını Yazılı Hale Getirme

Ubuntu 10.04 versiyonunun Nautilus’unda, önceki klasörlere tek tıklama ile ulaşabileceğimiz bar, varsayılan bir sistem olarak karşımıza çıkmıştı ve bu bar kısmını yazıya dönüştürebilmek için gerekli olan buton kaldırılmıştı. Ama bazı kullanıcılar hala yazı biçiminde gösteren barı kullanmayı tercih ediyorlar.

Eski Görünüm:

Yeni Görünüm:

Eğer bu barı geçici olarak yazı biçimine dönüştürmek isterseniz CTRL + L tuşlarına beraber basmanız gerekli. ESC bastığınız zaman da eski haline geri dönecektir.

Eğer yazı biçimindeki adres barını varsayılan olarak kullanmak isterseniz;

ALT + f2 yapın:

gconf-editor

yazıp enterlayın.

apps > nautilus > preferences

dizinine gidin. “always_use_location_entry” kısmına tik koyun.

Kaynak: http://www.ubunturoot.com/2010/06/how-to-switch-to-text-location-bar-in.html

Çeviri: Serdar BARAKLI

Cross Site Reference Forgery

Giriş

Cross Site Reference Forgery (XSRF), bir eylemi gerçekleştirmek için web tabanlı uygulamaları tahmin edilebilir yapı içinde etkileyebilecek bir saldırı türüdür. Bu saldırının ismi farklı şekillerde kısaltılabilmektedir ama en genel kullanımı XSRF şeklinde olup CSRF ile aynı anlama gelmektedir. XSRF saldırıları, aynı zamanda “Saldırgan Linkleme” saldırıları olarak da bilinmektedir. CSRF ismi, Peter Watkins (peterw@usa.net) tarafından 2001 Haziran ayında verilmiştir. XSRF saldırılarına karşı hassas olan uygulamaların, XSRF kusuruna sahip olabileceği veya XSRF’ye karşı kusurlu duruma gelebileceği söylenilmektedir.

XSRF kusurları; kullanıcıları denetlemek için çerezleri, tarayıcı denetlemelerini ve istemci tarafı sertifikalarını kullanan ve önceden tahmin edilebilir eylem yapısına sahip olan web uygulamalarında oluşmaktadır. XSRF’deki ana fikir çok basittir; saldırgan, bir linkle veya başka bir içerikle hedef uygulama üzerinde, saldırganın seçimiyle, kurbanın eylemlerini yöneten bir başka eylemi gerçekleştirerek kullanıcıyı aldatır. Bu, HTTP GET örneği üzerinde anlamak için en kolay tanımdır.

Örneğin;

http://www.google.com/search?q=iSEC+Partners

Bu linke tıklanılması halinde Google’da “iSEC Partners” olarak arama yapılmaktadır. Bu zararsızdır.

http://www.isecpartners.com/EditProfile?action=set&key=emailAddress&value=evil@isecpartners.com

Fakat link yukarıdakine benzer bir şekilde olursa; sadece çerez, tarayıcı denetlenmesi veya sertifikasıyla ispatlanmış kullanıcılara, herhangi bir uygulama üzerinden başka kullanıcının profilini düzenlemeye veya e-posta adresini değiştirmeye izin verecektir.

Yazının devamı için tıklayınız

TV Dizilerinde Ubuntu

Yukarıdaki fotoğraf Channel 4’da yayınlanan komedi dizisi “The IT Crowd” ait. Monitördeki ubuntu logosu dikkatinizi çekmiştir.

Yakından bakalım.

Yukarıdaki fotoğraf “Doctor Who” dizisinden.

Sheldon’ın linux tabanlı favori işletim sistemi.  The Big Bang Theory Sezon 3 Bölüm 22

Criminal Minds dizisinden Penelope Garcia’nın işletim sistemi de Ubuntu.

Peki siz Ubuntuya geçmek için neyi bekliyorsunuz?

Wuala – Çevrimiçi Depolama Servisi

Linux kullanıcıları beraberinde gelen çevrimiçi depolama servislerine alışkın. UbuntuOne ve Dropbox, 2 GB yer sağlarken, yeni duyurulan bir proje olan SparkleShare de bu iki özelliğin daha iyi hizmet vermesini amaçlıyor.

Yukarıda saydığımız seçeneklerdeki özelliklerden memnun değilseniz; Wuala isimli güvenli çevrimiçi depolama servisini kullanabilirsiniz. Hem de ücretsiz. İsviçre çıkışlı olan bu servis şu anda onbinlerce kullanıcısı ve milyonlarca dosyanın depolaması ile ününü yapmış durumda.

Özellikler:

İlk üye olduğunuzda 1 gb lık bir alana sahip oluyorsunuz ama kullanıcılar takas yaparak veya başka kullanıcıları bu servise davet ederek daha fazla alan ve fazladan özelliklere sahip olunabiliyor. Yani birkaç adımda 5-6 GB lık bir alana sahip olabilirsiniz.

Takas

Depolama alanını takas etmek; ek çevrimiçi depolama alanı kazanmanın ve Pro user özelliklerini elde etme yöntemlerinin başında geliyor. Bu sizin seçiminize kalmış ama eğer bu özellikle ilgileniyorsanız sistemin nasıl çalıştığına göz atalım:

* Takas işlemini bilgisayarınızın hafızasını kullanarak yapıyorsunuz. Bilgisayarınızdaki alandan feragat edip, onun yerine çevrimiçi alan almış oluyorsunuz.
* Şifrelenmiş bölümler bilgisayarınızda depolanacak.
* Bir kere depolama alanı takası yaparsanız, otomatik olarak Pro user statüsüne yükselirsiniz.
* Yaptığınız takas sonucu kazandığınız çevrimiçi depolama alanı; ortalama online olduğunuz vaktin, takas işlemini gerçekleştirirkenki belirttiğiniz limit alanla çarpılmasıyla hesaplanıyor. Yani 40% online olursanız ve de limiti 10 gb olarak belirlediyseniz 4 GB ek yer kazanmış olacaksınız.

Bunun için bilgisayarınızın günde en az 4 saat açık kalması gerekmektedir.

Daha fazla alan satın alın.

Tabii ki de ek alan satın almanız için seçenek de var. Ayrıca birçok özelliğe de sahip olabiliyorsunuz. Mesela zamanda yolculuk gibi. Ne demek bu? Mesela depolanmış bir dosyayı düzenledikten sonra eski haline getirmek isterseniz bunu gerçekleştirebilirsiniz. Fiyatlar yıllık 15€ dan başlıyor.

Şifreleme

Wuala’nın sağladığı belki de en önemli özelliklerinden biri de şifreleme. Tüm dosyalar çevrimiçi depolama alanına aktarılmadan önce şifrelenir. Kullanıcılar hangi dosyalarına kimin erişebileceğini ayarlama özelliklerine sahiptirler.

Web arayüzü

Wuala herhangi bir yerden direkt olarak web aracılığıyla çalışabilir. Yani herhangi bir program indirme ve kurma işlemi yapmanıza gerek yoktur. Dosyalarınıza ister üniverteden ister internet cafelerden kolayca erişebilirsiniz.

Wualayı kullanmak için 12 neden:

1. Tüm işletim sistemleri için program desteği
2. İlk olarak 1 GB ve takas sonucu 50 GB’a varan depolama alanı
3. Dosyaları rahatça gezebilme
4. Program kullanarak indirme ve paylaşım yapabilme ayrıca web tabanlı arayüz kullanarak da bu işlemleri yapabilirsiniz.
5. Yorum yapabilme imkanı
6. Arkadaşınız bir şey yüklediğinde veya bir şeye yorum yaptığında haberdar edilebilme özelliği
7. Geniş kapsamlı gizlilik ve paylaşım seçenekleri
8. Size yük olmayacak kadar hafif bir program
9. Herhangi bir yerden herhangi bir zamanda kullanılabilme. Tarayıcı kullanarak dahi yapabilirsiniz.
10. İçeriğini paylaşmak istediğiniz dosya varsa bunlar için gruplar da var.
11. Yükleme ve indirme limiti yok.
12. İçerik kısıtlaması yok.

Wuala servisini Linux için bu linkteki adımları gerçekleştirerek kullanabilirsiniz.

Kaynak: http://www.omgubuntu.co.uk/2010/07/wuala-linux-friendly-secure-dropbox.html

Çeviri: Serdar BARAKLI

Web Siteleri İçin Ücretsiz SSL Testi

Qualys SSL Laboratuvarlarının, ücretsiz olarak, herhangi bir web sayfasının SSL sertifikasının güvenilir olup olmadığını test etmenize yarayan hizmeti kullanıma açıldı.

Qualys şirketinin mühendislik yöneticisi ve SSL Laboratuvarlarının kurucusu Ivan Ristic yaptığı açıklamada SSL protokolünün internet güvenliğinin omurgası olduğunu ancak birçok sitenin hala iyi yapılandırılmış SSL ayarlarına sahip olmadığını belirtti. Qualys SSL Laboratuvarları, ticari bir amaç gütmeyen, SSL protokolünün nasıl çalıştığını, onun nasıl iyileştirilebileceği ve kullanıcıların SSL ayarlarını nasıl yapılandıracağı hakkında bilgi veren bir kuruluş olarak karşımıza çıkmıştır.

Yapılacak olan test, herhangi bir sitenin SSL sertifikasını gözden geçiriyor, yapılandırma eksiklikleri ve performans sorunlarını tespit etmek için kapsamlı bir analiz yapıyor. Kullanıcılar basit bir şekilde istedikleri sitenin adresini yazacaklar ve test sonucunda değerlendirmeler karşılarına çıkacak. Test sonuçları; sayısal değer, çeşitli kategorilerde SSL puanlaması ve genel SSL yapılandırmasına göre site hakkında not verecek. Eğer siteniz hakkında belirtilen puanlamayı beğenmediyseniz ve yapılandırmayı iyileştirmek istiyorsanız Qualys SSL Laboratuvarlarının web sayfasında çeşitli kaynaklar bulunmaktadır.

Alt taraftaki resimde de sitemize ait derecelendirmeyi görüyorsunuz:

Ücretsiz SSL test aracını kullanmak için tıklayın.

Kaynak: http://www.net-security.org/secworld.php?id=9660

Çeviri: Serdar BARAKLI

Son Ubuntu Sürümünü TestDrive ile İnceleyin.

TestDrive, yeterli teknik bilgiye sahip olmayan kullanıcıların, Ubuntu’nun son sürümünü kolayca indirip sanal makinede test etmesi için programlanan bir yazılımdır. Aynı zamanda Kubuntu ve Xubuntu üzerinde de çalışmaktadır.

Sizin herhangi birşey yapmanıza gerek yok. TestDrive, gerekli ISO dosyasına bilgisayarınıza indirecek ve ileriki kullanımlarda onu yeni versiyonu ile eşleyecek. Biraz daha açalım burayı. İlk başta ISO dosyasını tam olarak bilgisayarınıza indirmek zorundasınız. Ardından bu sürüm üzerinde bir güncelleştirme olacağından güncellenmiş ISO dosyasını baştan bilgisayarınıza indirmek zorunda kalacakmışsınız gibi düşünebilirsiniz. İşte zsync kullanılarak, yeni bir Ubuntu sürümü çıktığında yeniden aynı ISO dosyasını indirmek zorunda kalmayacaksınız. Sadece güncellenen kısım bilgisayarınıza indirilecek.

TestDrive önceden terminalden çalıştırılan bir programdı. Şu anda ise henüz tamamlanmayan basit bir arayüzü var. Bu da işimizi kolaylaştırıyor.

VirtualBox programını, yeni arayüz ile karşımıza çıkan TestDrive ile kullanabilmek için artık config dosyalarını düzenlemenize gerek kalmayacak. Sadece sanal disk boyutunu seçeceksiniz.

Arayüze ek olarak yeni bir özellik daha karşımıza çıkıyor: Artık herhangi bir Linux sürümünü sanal makinede çalıştırabileceğiz. Basit olarak söylemek gerekirse; File–>New yolunu izleyip ondan sonra bir tanımlama yapacağız. Ardından ISO dosyasını bulunduğu adresi gireceğiz ve yeniden tam olarak indirme yapma zahmetinden bizi kurtaracak olan eşleme protokolümüzü belirleyeğiz. (zsync veya rsync seçebilirsiniz. Ama seçeceğiniz protokolün bilgisayarınızda yüklü olması gerekmektedir.)

TestDrive programını ilk kullanacağınız zaman(Applications > System Tools) Ubuntuya ait bir ISO seçeceksiniz(Ubuntu Desktop gibi) ondan sonra “Sync” butonuna tıklayacaksınız. Bu yaptığınız işlem en güncel ISO dosyasını bilgisayarınıza indirecek.

İndirme işlemi bittiğinde, “Launch” butonuna tıkladıktan sonra en güncel Linux sürümü sanal makinanızda çalışacak.

Ubuntu Üzerinde TestDrive ve Arayüzü olan TestDrive GTK Front-End Kurulumu

Eğer şu anki en son Ubuntu sürümü olan Ubuntu 10.10 Maverick Meerkat kullanıyorsanız; TestDrive ve arayüz programını depolarda bulabilirsiniz. Onun için ilgili PPA’ları yani paket arşivlerini eklemenize gerek yok.

Ubuntu 10.04 Lucid Lynx kullananlar aşağıdaki iki paket arşivini terminal vasıtasıyla ekleyin:

sudo add-apt-repository ppa:testdrive/ppa
sudo add-apt-repository ppa:testdrive-gtk/ppa

TestDrive Programını ve arayüzünü kurmak içinse aşağıdaki komutları kullanın:

sudo apt-get update
sudo apt-get install testdrive testdrive-gtk

Kaynak: http://www.webupd8.org/2010/07/testdrive-latest-daily-ubuntu.html

Çeviri: Serdar BARAKLI

Toplam 12 sayfa, 10. sayfa gösteriliyor.« İlk...89101112