Google’ın tablet sektöründeki ilk atılımı olan Android’li araçları, en erken temmuzda karşımızda olacak. Bunun nedeni ise tabletin satış fiyatını düşürebilmek. Önceden mayıs ayında çıkacağı söylenmişti, mevcut tasarımın da aslında mayıs ayında piyasaya sürülmek için hazır olduğu da belirtiliyor.

Mountain View şehrinde bulunan Google’ın ana laboratuvarlarının bazı tasarım değişiklikleri yapacağı ve şu an için 249 dolar olan fiyatı daha da aşağı çekme planları yaptığı belirtiliyor. Google, bu proje kapsamında Asustek ile çalışıyor. Tabletin özellikleri de 7-inç ekran, Nvidia Tegra 3 quad-core işlemci ve Wi-Fi. Android 4.0 altında çalışıyor. Google-Asustek tabletinin 249 dolarlık fiyatı, önceden düşünülen 149-199 dolar gibi fiyatlara göre yüksekti. Bir diğer 7-inç ekrana sahip olan ve 199 dolardan satışa sunulan Amazon’un Kindle Fire tableti bu ekran boyutu ve fiyatıyla Google’a sağlam bir rakip olacağa benziyor.

Bu arada Apple da, iPad mini adını verdiği 7.85 inçlik daha küçük bir tablet yapmayı planlıyor. Tabi Google daha erken davranabilir. Bir diğer görüşe göre de Google, tableti temmuzdan sonrasına ertelemek istiyor. Böylece Android’in yeni versiyonu olan Jelly Bean sürümü bu tabletlerde kullanılabilir olacak. Ama bu olasılık pek mümkün görülmüyor. Çünkü şu anki tabletler Android 4.0 sürümüne göre tasarlandı ve eğer yeni yazılım kullanılırsa tabletin çıkış tarihi daha da uzayabilir gibi görülüyor.

Ayrıca üretici firmalar, ortak çalışan iki firmanın adının birlikte kullanılmasının(Google-Asustek gibi) satışları artıracağı kanaatinde. Android tabletlerdeki bu pazarlama stratejisinin ileride Samsung, Acer gibi diğer firmaların Google ile çalışmasının kapılarını aralayacağı düşünülüyor.

Kaynak: http://www.theverge.com/2012/4/6/2929707/google-tablet-july-launch-exclusive

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +1 (from 1 vote)

Aslında yazımıza “Arttırılmış Gerçeklik” deyiminin tanımıyla başlamamız uygun olacaktır. Bu deyim bilgisayar araştırmalarının bir dalı olup gerçek dünya ile bilgisayar tabanlı verilerin kombinasyonunu sağlayan; bilgisayar grafiklerinin gerçek zamana aksettirildiği sistemi anlatmaktadır.

Önümüzdeki birkaç ay içinde bir kafeye girdiğinizde orada sanki Star Trek’ten fırlamış, çok fantastik ve fütüristik bir gözlük takan birini görürseniz endişelenmeyin. O kişi, şirketin yeni teknoloji gözlüklerini test eden bir Google çalışanı olabilir.

Google bugün gizli girişimlerinden birisi olan Project Glass adını verdiği projeden birkaç detayı paylaştı. Bu gözlükler, şirketin takılabilen ya da giyilebilen ilk bilişim sistemi diyebiliriz.

Gözlükler şu an için satılık değil. Ama halka açık mekanlarda test edildiğini belirtelim.

Google Plus sosyal ağında paylaşılan bir mesajda, şirketin laboratuvarı olan Google X’te çalışan Babak Parviz, Steve Lee ve Sebastian Thrun takipçilerine Project Glass’ın prototipi hakkında fikirlerini sordular. Steve Lee normalde Google’da ürün müdürü olarak sorumlu ve yazılım haritalama, mobil haritalama gibi alanlarda çalışıyor. Bu projede de yazılım içeriklerinden ve gözlüklerin konum tabanlı bakış açısı sistemlerinden sorumlu.

Google tarafından gösterilen prototipte, gözlük çok gösterişli ve iyi tasarlanmış görünüyor. Gözlük, verileri lense yansıtıyor ve gözlüğü takan kişinin ses komutlarıyla mesaj alıp gönderebilmesini sağlıyor. Aynı zamanda gözlükte kamera da var. Video kaydı yapıp fotoğraf çekebilmenizi sağlıyor.

Şubat aynın sonlarına doğru bu gözlüklerin tanıtımı yapılmış ve Android platformu altında çalışacağı söylenmişti.

Google tarafından bugün yayınlanan ve aşağıda yer verdiğimiz videoda Project Glass’ın potansiyel kullanım alanları görülebiliyor. Bir adam, New York City caddelerinde geziniyor, arkadaşlarıyla iletişim kuruyor, haritaları ve bilgileri görebiliyor ve o andan bir fotoğraf alabiliyor. Ve günün sonunda kız arkadaşıyla video-chat yapıyor. Tüm bunların hepsi bu gözlük aracılığıyla oluyor.

Project Glass, varsayım olarak Project Contact Lens gibi bir mantıkla da çalışabilirdi. Google çalışanlarından olan ve aynı zamanda Washington Üniversitesi’nde profesör olan Babak Parviz, mikro düzeydeki teknolojiler ile biyoloji arasında ilişki kuran biyonanoteknoloji alanında uzman birisi. Son zamanlarda küçücük bir kontakt lens yapmıştı. Bu lens elektronik parçalar içeriyordu ve görüntü ögesi olan pikselleri kişinin gözüne düşürebiliyordu.

Google’ın bu gözlüğünün önceki tanıtımlarında prototiplerin tanıtımında kullanılan gözlüklerin çalışma mekanizması farklıydı. Ayrıca oradaki tanıtımda bahsi geçen gözlükler son derece hantal ve kullanışsızdı. Ama bugünkü tanıtımda gözlükler çok daha zarifti. Şu an üzerinde çalışılan çok çeşitli şekillerdeki gözlüklerin var olduğu da biliniyor.

Aslında birçok kişinin bu teknoloji hakkında çekinceleri de olabilir. Çünkü bu sistem kişinin günlük yaşantısına çok fazla müdahale edebilir. Özellikle çok fazla bilginin kişiye yansıtılması sonucu kişinin gerçek hayatta dikkati dağılabilir.

Project Glass; Kaliforniya’nın Mountain View şehrinde bulunan Google’ın ana kampüsündeki Google X ofislerinde geliştirilen birçok projeden yalnızca birisi. Burada mühendisler ve bilim adamları geleceğe ışık tutmak için robotlar ve uzay araçları üzerinde çalışmalarını devam ettiriyorlar.

Kaynak: http://bits.blogs.nytimes.com/2012/04/04/google-begins-testing-its-augmented-reality-glasses/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +1 (from 1 vote)

11 March

2012

Pandora Radio, internetteki en ünlü çevrimiçi müzik istasyonlarından birisi ve favori şarkınızı ya da grubunuzu yazdığınızda benzer müzikleri size sunan bir proje. Pandora’nın reklam destekli ücretsiz versiyonu ve reklamsız premium versiyonu var.

Pandora müzik servisi şu an için sadece Birleşik Devletler sınırları içerisinde bulunan internet kullanıcıları için erişime açık. Lisans anlaşmaları gibi bir takım nedenlerden dolayı A.B.D haricindeki ülkelerden erişilmeye çalışıldığında aşağıdaki gibi bir uyarı veriyor.

A.B.D dışında Pandora’yı nasıl dinleyebiliriz?

Aslında birçok yöntem mevcut. Pandora, kendisine erişim sağlayan kullanıcıların fiziksel lokalizasyonunu tespit etmek için IP adreslerini kullanıyor. A.B.D dışındaki bir kullanıcı proxy hizmetlerini ya da VPN sistemlerini kullanarak fake A.B.D. IPleri aracılığıyla sisteme erişebiliyorlar.

Tabi bunlar biraz uğraş gerektiriyor ve uygun proxy hizmetleri bulmak her zaman mümkün olmuyor. Bunlardan daha basit bir yöntemimiz daha var:

1) Eğer Firefox kullanıyorsanız; HTTPS Everywhere eklentisini kurun ve tarayıcınızı yeniden başlatın.

2) Eğer Google Chrome kullanıyorsanız; HTTPS Enforcer eklentisini kurun, eklentinin simgesinden eklentiyi aktif hale getirin.

3) Şimdi Pandora web sitesini açın. Artık diğer servisler gibi Pandora’ya da A.B.D. dışından rahatça ulaşabiliyor olmalısınız.

Müzik yayını, eklentiyi aktif halde bulunduğu sürece devam edecektir. Ayrıca, Firefox kullanıyorsanız; eklentinin varsayılan ayarları Pandora’yı rahatça kullanabilmenizi sağlayacaktır.

Bu tür HTTPS ilişkili eklentiler; Pandora gibi HTTPS sistemini destekleyen sitelerde, internette güvenli gezinme sistemi HTTPS’yi aktif hale getirecektir. Bu yüzden eğer http://pandora.com adresine giderseniz otomatik olarak https://pandora.com adresine yönlendirileceksiniz. Bundan dolayı IP tabanlı filtreleme sistemi, Pandora’ya güvenli protokol aracılığıyla erişen yerler için inaktif halde olacaktır.

Kaynak: http://www.labnol.org/internet/access-pandora-music-anywhere/20976/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +1 (from 1 vote)

Örümcekten aşırı derecede korkan bir insan olarak, bu 8 bacaklı korkunç yaratıkların güzel müzik sesleri oluşturmak için kulllanılması aslında hoşuma gitti diyebilirim. Japon bilim adamı Shigeyoshi Osaki, nephila maculata türündeki örümceğin ağ ipinden, kemanda kullanılmak üzere tel yapmasını başardı.

Osaki, örümceklerin ağ ipleri konusunda dünyada en uzman kişilerden sayılabilir. 35 yıl emek verdiği bu alanda protein bazlı ipliklerin kimyasal bileşimleri hakkında çok sayıda şey öğrendi. Özellikle son 10 yılda örümcek ağı ipliğinden keman teli yapma konusunda araştırmalarını devam ettirdi.

İyi bir keman telinin dayanıklılığı ve elastikiyetinin nasıl olması gerektiği konusunda eğitimler aldı ve bu özellikleri örümceğin ürettiği iplikçiklere transfer etmek için çalışmalarını sürdürdü. Tabi bu kolay bir süreç olmadı. Osaki, örümceklerin anormal uzunlukta iplikçik üretmelerini sağlamayı ve bu iplikçiklerden tel meydana getirmeyi öğrenmek zorundaydı. Sonuç olarak sabrı ve çalışmalarının meyvesini aldı. Tanıtım amaçlı olarak keman teli üretmeyi başardı. En kalın tel 15000 iplikçikten oluşuyor, o da 5000 iplikçikten oluşan 3 tane demetin biraraya getirilmesiyle oluşuyor.

Örümceğin yaptığı iplikçiklerden üretilen keman tellerinin, normal çelik tellere ya da naylon tellere güçlü bir alternatif olacağı aşikar. Tabi Osaki’nin bu tellerinden alabilmek çoğu müzisyen için biraz pahalı olabilir. Ama o, bu tellerin seri üretimine geçebilmenin yollarını arıyor ama yine de Wal-Mart gibi büyük mağazalar zincirlerinde yakın zamanda satışlarının yapılabilmesine pek de ihtimal vermiyor.

Kaynak: http://www.geek.com/articles/geek-cetera/japanese-scientist-spins-spider-silk-into-violin-strings-2012036/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

Marlin Dosya Gezgini Kurulumu

11 February

2012

Marlin Dosya Gezgini; ammonkey tarafından oluşturulan, Nautilus Elementary’den esinlenerek kodlanmış GTK3 tabanlı dosya yöneticisidir. Aynen tarayıcılardaki gibi yeni sekme şeklinde gezgine, çoklu görünüm moduna, tek tıklama ile dosya açma seçeneğine, araç çubuklarını düzenlemek için çoklu seçeneklere sahip. Marlin; hızlı kullanımı kolay ve en önemlisi Unity ile sağlam bir entegrasyona sahip.

Bu yazımızda Nautilus’a alternatif olan Marlin Dosya Gezgini’nin nasıl yüklendiğine bakacağız.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

Intel Bilim Yetenek Arama projesi, bazı lise öğrencileri için düzenlenen bir organizasyon. Dünyanın çeşitli yerlerinden her yıl ortalama 1600 son sınıf öğrencisinin katıldığı organizasyonda, öğrenciler toplam 1.25 milyon dolarlık ödülü paylaşmak ve burs kazanmak için ter döküyor.

Brentwood Lisesi son sınıf öğrencisi Samantha Garvey, Intel Bilim Yetenek Arama projesinde 300 yarı finalist arasına kalmayı başarmış bir öğrenci. Araştırdığı konu ise midyeler ile alakalı. Samantha; midyelerin, yengeç gibi hayvanlar ile karşı karşıya kaldığında kabuk kalınlığını değiştirebildiğini keşfetmiş.

Peki neden Samantha’nın bu başarısı çok etkileyici görünüyor? Çünkü o ve ailesinin bir evi yok ve o bölgedeki evsizler barınağına sığınmış durumdalar. Bu tür bir durum birçok öğrencinin derslerine odaklanmasını zorlaştırır ama Samantha bu durumu bir motivasyon aracı olarak kullanıyor. Kendi ifadesi ile “Daha iyi bir yaşam…Bir ev” istiyor.

Eğer Samantha, Intel’in birinci olana vereceği ödülü kazanırsa 100,000 dolarlık dört yıllık burs kazanacak. Belki bu para, onun ailesinin yaşam kalitesini yükseltmeyecek ama Samantha’nın eğitiminde önemli bir yer alacak, belki de iyi bir kariyere sahip olmasını sağlayacak ve de böylece ailesine yeni bir ev ve hayat sunacak.

Hatta bu ödülü kazanamasa bile, finalist olması durumunda Washington’a yapacakları seyahatin tüm masrafları karşılanacak ve Amerikan başkanı ile ya da ikinci başkan ile konuşma şansı bulabilecek.

Kaynak: http://www.geek.com/articles/news/homeless-student-is-intel-science-talent-search-semifinalist-20120113/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

13 January

2012

Minty, Linux Mint’ten bazı esintilere sahip bir Cinnamon teması. Son sürüm Cinnamon 3.2. ile tamamen uyumludur.

Eğer Cinnamon hakkında önceden bilgi sahibi değilseniz söylememizde fayda var. Cinnamon, Gnome 3.2 baz alınarak oluşturulan yeni bir masaüstü ortamı. Gnome Shell kullanıcılarına, Gnome 2′ye benzer düzenleme özellikleri ve deneyimlerini sunuyor.

Cinnamon hakkında daha fazla bilgi ve indirme için: http://cinnamon.linuxmint.com/

Kurulum:

Ubuntu ve Mint kullanıcıları aşağıdaki paket adresini ve komutları kullanarak bu temayı kurabilirler.

sudo apt-add-repository ppa:satyajit-happy/themes

sudo apt-get update && sudo apt-get install cinnamon-theme-minty

Kaynak: http://www.unixmen.com/minty-a-nice-cinnamon-theme-for-ubutu-and-linuxmint/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

13 January

2012

Birleşik Devletler’de en çok ziyaret edilen 2. web site olma özelliğini taşıyan bir sitenin daha fazla büyüyemeyeceğini düşünüyor olabilirsiniz. Dijital pazarlama ajansı olan iCrossing’in elinde ise bu düşüncenizi silip atabilecek bazı rakamlar var. Şirketin verilerine göre, Facebook bu hızda büyümeye devam ederse bu yaz bir milyar üyeye ulaşmış olacak.

Pazarlama şirketi, Facebook’un zaten 800 milyon aktif kullanıcıya ulaştığını açıkladığını vurguluyor. Dünya nüfusunun 7′de biri kadar aktif üyeye sahip olan sosyal ağın bir milyar gibi bir sayıya ulaşması pek de uzak değil gibi görünüyor. iCrossing projesinde yer alan bilgiye göre Facebook’un bu sayıya 2012 Ağustos ayında ulaşması bekleniyor.

Raporda ayrıca 2006 yılından beri olan verilere bakıldığında, Facebook’un katlanarak büyüdüğü belirtilirken başka raporlarda da sabit bir büyümenin olduğuna değiniliyor. Ayrıca Facebook’un daha erken hizmet vermeye başladığı A.B.D. ve Birleşik Krallık gibi yerlerdeki büyüme hızının düştüğü ya da durduğu ifade ediliyor. Ama Hindistan ve Brezilya gibi yeni pazarların işin içine girmesiyle büyümeye devam ettiği belirtiliyor. Birleşik Devletler nüfusunun %49′unun Facebook kullandığını biliyoruz. Örneğin Hindistan nüfusunun sadece %3′ü Facebook’a kayıtlı. Bu yüzden Facebook’un büyümesi için epey malzeme var gibi görülüyor.

Bundan sonra Facebook internetin fenomeni olmaya devam mı edecek; yoksa yeni bir sosyal ağ gelip Facebook’u tahtıntan mı indirecek? Bekleyip göreceğiz…

Kaynak: http://www.geekosystem.com/facebook-one-billion-users-summer/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

Dell’in aralık ayında aldığı kararla Streak 7 tablet bilgisayar projesinin satışlarını durdurmasından sonra gelen bu haber herkesi heyecanlandıracak. Bilgisayar üreticisi olan bu büyük firma kararından tamamen vazgeçmiş görünüyor. Dell, tablet sektörüne dönmek için çok büyük bir proje üzerinde çalışıyor.

Şirketin bu yılın sonunda tabletleri piyasaya sürmesi bekleniyor ve müşteriler için daha kıymetli bir ürün oluşturulması için özel çaba gösteriliyor.

Dell’in reklam yöneticisi Steve Felice’in Reuters haber ajansına yaptığı açıklamayla şirketin biraz daha bekleme taraftarı olduğu görülüyor. Felice; “Bu sektöre yılın sonlarına doğru büyük ve güçlü bir şekilde gireceğimizi göreceksiniz. Bu sektöre nasıl gireceğimizi belirlemede ise çok dikkatli olacağız.” şeklinde konuştu.

HP’nin Touchpad ve RIM’in BlackBerry Playbook projelerindeki başarısızlıkları, Dell’in dikkat çeken bir tablet yapması için çok dikkatli olması gerektiğini gösteriyor. Ama tabii bu süre çok da uzun olmamalı, çünkü tablet bilgisayar satışları, bilgisayarlar satışlarını neredeyse yedi bitirdi ve de Dell’in elinde, teknolojiye aç tüketicilerine sunabileceği herhangi birşey yok.

Felice, tabletin Android’le mi, Windows 8′le mi çalışacağına dair bir bilgi vermedi; ancak Microsoft’un Windows 8 ile sunmak istedikleri onu da heyecanlandırıyor. “Şu an için çok fazla bir ilerleme yok ve Microsoft için bu sektöre Windows 8 ile girmesinde yeni bir pencere açılıyor gibi görünüyor. Windows 8′in özelliklerine ileride dokunmak isteriyorum.”

Gerçekten de Windows 8 uygun bir seçim gibi görünüyor. Çünkü bir şirketin, Windows ile diğer platformlara nazaran daha rahat çalışabileceği düşünülüyor. Ayrıca Dell, Çin’deki tablet ve akıllı telefonlar için Çin kökenli arama motoru Baidu ile de işbirliği halinde. Ama bu ürünler, Birleşik Devletler’de aynı şansa sahip değiller gibi görünüyor.

Kaynak: http://venturebeat.com/2012/01/10/dell-plans-to-reenter-the-tablet-arena-with-a-bang-later-this-year/

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)

21 November

2011

İlk olarak tespit edildiği 2007 yılından itibaren Zeus Trojanı birçok probleme yol açtı ve açmaya da devam ediyor. Aslına bakarsanız sizin bilgisayarınız da bu zararlı yazılımı bünyesinde barındırıyor olabilir. Peki bu trojanı bu kadar güçlü kılan ne?

Zeus’u kalıcı ve yaygın kılan 2 tane neden var:

1: Tamamen paraya yönelik bir amaçlar. Zeus, eğer kendisi ile enfekte olan bilgisayar, finans ve bankacılık ile ilgili sitelere girdiğinde kendini aktif hale getiren bir yazılım. Yani aktivitesini en az miktarda tutuyor ve bu da onun dikkat çekmesini engelliyor.

2: “Zeus’un her sürümü birbirinden farklı” Bu gerçek, Zeus’un açık kaynak kodlu bir yazılım olmasından kaynaklanıyor. Kötü niyetli biri; bu yazılımın kodlarını indirebilir ve kendine göre düzenleyebilir. Sonuç olarak Zeus’un parmak izi sürekli değişiyor ve bu da antivirüs yazılımlarının onu tanımlamasını zor hale getiriyor. Güvenlik uzmanlarına göre Zeus’un tespit edilmesi halinde temizlenmesi kolay ama problem tespit edilmesinde çıkıyor.

Vigilant güvenlik firması yöneticisi Lance James’a göre 20 milyondan fazla bilgisayar Zeus ile enfekte ve ona göre Zeus zararlı yazılımların kralı…

Çünkü antivirüs araçları ona karşı çalışamıyor. Bu da güvenlik uzmanlarını Zeus’a karşı daha farklı bir savaş metodu bulmalarına zorluyor. Bu savaşa başlama noktası kullanıcıların eğitiminden geçiyor. Çünkü virüsün başlıca bulaşma yolu sosyal mühendislik: Vergi kuruluşundan bir e-posta geliyor. Kullanıcıya, “bazı bilgilerin doğruluğunu sağlamak için” diye gönderdiği zararlı onay linkine tıklamalarını istiyor. Buna tıklandıktan sonra bazı kodlar indiriliyor. İşte olay asıl burada başlıyor. İndirildikten sonra bu kodlar hiçbir şey yapmıyor. Böylece antivirüsler bir tehlikenin geldiğinin farkına varamıyorlar.

Yazılım öylece bekliyor ve kullanıcının her hareketini izliyor. Eğer kullanıcı, Zeus’un hedef sitelerinden(bunlar genellikle bankacılık ile ilgili siteler) birisine girerse, virüs uyanışa geçiyor. Sonra site üzerindeki tüm aktiviteyi kaydediyor ve ardından Zeus’u kodlayan kişiye gönderiyor.

Zeus’un zararlarına maruz kalmak istemiyorsanız en iyi yöntemlerden birisi Windows kullanmamak. Şu an için Zeus’un bilinen sürümleri Windows tabanlı. Sayısı hızla artan Apple kullanıcılarını düşündüğümüzde yazılım zamanla diğer işletim sistemleri için tehlikeli hale gelebilir.

Apple cihazları ya da Google ChromeBook kullanın. Çünkü bunlar büyük ihtimalle Zeus’a karşı dayanıklılar.

Diğer bir koruyucu adım ise sadece bankacılık işleri için bir tane bilgisayar kullanmak. Bu bilgisayar üzerinde anlık mesajlaşma yapmayacaksınız, e-posta kontrol etmeyeceksiniz vs. Bu bilgisayar sadece bankacılık işleriniz için kullanılacak. Bunları yaptığınız sürece büyük ihtimalle Zeus’tan uzak kalmış olacaksınız.

Kaynak: http://www.esecurityplanet.com/hackers/zeus-still-wants-your-wallet-.html

Çeviri: Serdar Baraklı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)
Sayfa 1/812345...Son »