11 August

2011

Sitemiz mtorrent.mobi adresinde hizmet veriyor. Filmleri izleyebilmek için üye olmanız gerekli. Üye olduktan sonra sol taraftaki “Popular” kısmına gelince filmler listeleniyor. Burada, indirme yapabilme veya filmi çevrimiçi izleme gibi seçenekler sunuluyor. Biz şu an indirme ile uğraşmayacağız. Zaten indirmek için “Download”a tıklayınca başka siteye felan yönlendiriyor. Buradan “Watch” tıklayıp filmleri izleyebilirsiniz. Ama Popular kategorisindeki filmler az sayıda. Oklarla ilerlediğinizde ancak 3-4 sayfalık filmleri size sunuyor. Sizin izlemek istediğiniz film Popular kategorisi içinde olmayabilir. Onu da arama kısmında arattırdığınızda aradığınız film karşınıza çıkıyor fakat bu sefer çevrimiçi izleme için uygun link yok. “Download torrent” seçeneği var. Ona da tıkladığınız zaman;

“click here and get the full version. With this demo version you can only use the popular section”

gibi bir uyarı geliyor. Bu uyarıda şunu diyor: O anki hesabınız demo versiyon olduğu için ancak Popular kısmındaki filmi izleyebilirsiniz diyor. Full versiyonu için buraya tıklayın vs diyor. Tıkladığımızda da bizi başka bir siteye yönlendirip ücret talep ediyor. Şimdi bunu nasıl aşarız, onu öğreneceğiz.

Ben arama kısmına “resident evil” yazdım. İlk çıkan sonuca tıkladım.

Link bu:

http://mtorrent.mobi/content.aspx?page=0&searchStr=residentevil&title=residentevil1[dvdrip][span
ish][wwwtopetorrentcom]&size=711&searchType=isVideo&se=0&hash=fda8b5015f76ce3b4942e91f10d8a9bfb1
c6ddcc&network=2&fid=28734668

Normalde ben bu filmi izleyemiyorum, çünkü Popular kategorisinde değil. Zaten tıkladığımda izlemem için uygun link de sağlamıyor. Neyse burada bizim için önemli olan hash kısmı yani “hash=”dan sonra gelen “fda8b5015f76ce3b4942e91f10d8a9bfb1c6ddcc”

Mesela popular kısmında bir filme tıklayalım. Ben “hot tub time machine 2010 unrated dvdrip xvid-dubby” filmine tıkladım. Beni gönderdiği adres:

http://mtorrent.mobi/completed.aspx?hash=2488ffcd0cf6740c8856c50e02bba11af6c219a9

Bakın burada da hash= vs kısmı var. Filmi izlemenizi sağlayan olay ise “completed.aspx?” Bizim izlemek istediğimiz resident evil’a tıklarken bu satır yoktu. Neyse önceden elde ettiğimiz hashi buraya kopyalıyoruz.

“http://mtorrent.mobi/completed.aspx?hash=” kısmı aynı kalmak şartıyla hashimizi kopyalıyoruz.

http://mtorrent.mobi/completed.aspx?hash=fda8b5015f76ce3b4942e91f10d8a9bfb1c6ddcc

ve bu adrese gidince önceden izleyemediğimiz filmi izleyebiliyoruz.

1) www.facebook.com anasayfasına gidin ve dili sol alttan “Türkçe” olarak seçin. Ya da direkt olarak tr-tr.facebook.com adresine gidin. Hesabınıza giriş yapın.

2) Alttaki “Geliştiriciler” linkini tıklayın.

3) Açılan sayfada üst tarafta “Uygulamalar” linkini tıklayın.

4) Yine açılan sayfada “Yeni Uygulama Oluştur” kısmına tıklayın.

5) Açılan popup pencereye uygulamaya vereceğiniz ismi yazıyorsunuz. Ben uygulama dilini Türkçe olarak seçtim. Devam’a tıklıyoruz.

6) Gerekli captcha doğrulamaları felan da yapıyoruz. İlk aşama bitti.

7)

Uygulamamızın sayfası açıldı. “Uygulama Kimliği” ve “Uygulama Gizli Kodu” kodu lazım olacak. Onları bir yere not alın. Ben birazcık sansürledim orayı.

Sonra sayfadaki boş yerleri dilediğinizce doldurabilirsiniz. Açıklama yerine “Cigicigi Online” yazdım. Kategori yaşam tarzı yaptım. Çünkü CigiCigi bir yaşam tarzıdır :P Uygulamanıza logo ve icon da ayarlayabilirsiniz. Ardından değişiklikleri kaydetmeyi unutmuyoruz.

8 ) Şimdi dev.statusvia.net adresine gidiyoruz. Burada kendimize ait bir hesabımızın olması gerekli. Hesabınızı aldıktan sonra giriş yapın. “Create Facebook Apps” linkini tıklayın.

9) Sonra bir pencere açılıyor. Orada Endonezya Dili’nde birşeyler yazıyor. İşte facebooka giriş yapman gerekli, uygulama oluşturman felan gerekli diyor. Biz “Next”e tıklayıp yolumuza devam ediyoruz.

10)

Application Name kısmına uygulamamızın ismini yazıyoruz. Verdiğimiz ad “CigiCigi” idi.

Api Key kısmına önceden not aldığımız “Uygulama Kimliği” kodunu yazıyoruz.

App Secret kısmına da “Uygulama Gizli Kodu”nu yazıyoruz ve “Submit” diyoruz.

11) Yine bir uyarı gelecek. Önceden hallettiğimiz logo ve icon ayarlama ile ilgili uyarı yapıyor. “Next” diyelim. Ardından “Done” tıklayalım.

12) Bitti. “Update Status”a tıklayarak durumunuzu güncelleyebilirsiniz.

09 June

2011

Alışılmış phishing yöntemlerinde phishingi yapan kişi; bir bankanın, sosyal ağın, ihale sitesinin ya da ödeme işlemleri için kullanılan sitelerin taklidini yaparak kurbanlarını avlar. Kullanıcılara karşı yapılan bu girişimde hacker, e-posta ya da anlık mesajlaşma servisleri aracılığıyla zararlı web sitesine ait bir link gönderir. Ama Mozilla Firefox ve Google Chrome gibi gelişmiş tarayıcılar, bu tür phishing saldırılarını tespit etmede oldukça iyiler. Açılan sitenin phishing amaçlı oluşturulduğunu kullanıcılarına anında bildirirler.

Hackerlar ise web tarayıcılarda yer alan bu anti-phishing korumalarına karşılık yeni bir yöntem geliştirdiler. E-postaya HTML ataçlama yaparak bu yöntem işliyor. Bu yöntemle phishing sitesine ait HTTP GET istekleri önlenmiş oluyor. Böylece tarayıcının siteyi bloklaması engelinden kurtulmuş olunuyor.

Bilgisayara indirilen ve orada tutulan HTML ataçı, tarayıcıda uyarı verilmeden rahatlıkla açılabiliyor.

Kurban, bilgilerini yazıp “Agree and Submit” butonuna tıkladığında, açılmış olan HTML form, çalınan bilgileri POST isteğiyle; hacklenmiş ancak önceden yasal veya resmi yani güvenli olarak bilinen web serverlarındaki PHP scripte gönderiyor. (Bu konudaki güvenli olarak düşündüğümüz site Fritolay.com)

Genellikle çalınan bilgiler, hacklenmiş web serverındaki PHP dosyasına gönderilir. (Not: Yukarıdaki resimde adresi blurlanan php dosyası sonradan incelenerek zararlı olduğundan dolayı silinmiş.)

Hackerın php scripti, kurban tarafından bilgilerin girilip onaylanmasının ardından kurbanımızı Paypal’ın ana sayfasına yönlendiriyor. Çalınan bilgiler, hackerın ilgili serverına POST isteği şeklinde gönderilirken Google Chrome ve Mozilla Firefox herhangi bir zararlı aktivite tespit edememiş. Bazı anti phishing programları da aynı şekilde hiçbir uyarı veremedi. Yani bu yöntem oldukça etkili. Mantıken tarayıcıların POST isteği gönderilen bağlantıyı tespit etmesi gereklidir. Peki neden bu phishing tekniğinin tespit edilmesi zordur. İşte nedenleri:

1. Zararlı olarak raporlanan PHP bağlantıların sayısı azdır. Çünkü sıradan kullanıcılar herhangi bir bağlantıyı rapor edemezler. Çünkü ilgili phishing bağlantısı, HTML kaynak kodu görüntüleyebilecek kadar teknik bilgiye sahip olan kullanıcılar hariç, diğer kullanıcılar için görülebilir değildir.

2. Bağlantıları phishing bağlantısı olarak kesin şekilde damgalamak zordur. Eğer bu bağlantıya eşlik eden HTML form yoksa, phishing sitesinin tespit edilmesi imkansız hale geliyor. Çünkü PHP scriptler server üzerinde çalışır ve onay butonuna tıklandıktan sonra herhangi bir HTML dosyası görüntülenmez.

Son aylarda bu tür phishing olaylarının arttığı görülmüştür. Bu yüzden e-postanızdaki HTML ataçlara karşı dikkatli olmalısınız. Eğer e-posta adresi şüpheli olarak görülüyorsa HTML dosyasını açmayın. Eğer açarsanız HTML formuna önemli bilgilerinizi yazarken uyanık olun.

Kaynak: http://labs.m86security.com/2011/03/phishing-scam-in-an-html-attachment/

Çeviri: Serdar BARAKLI

Microsoft ile Skype arasındaki anlaşmadan sonra yeni bir VoIP servisi için arayışa girdiyseniz bu makale tam size göre.

Bir çok kullanıcı IP üzerinden sesli görüşme yapmayı sağlayan VoIP servisi için Skype kullanmayı tercih ediyorlar. Linux kullanıcılarının Skype’ı sevdiği çok da söylenemez. Çünkü Skype, Linux’un bazı versiyonlarında çalışıyor, hepsinde çalışmıyor. Ayrıca programın linux versiyonu (2.2-beta) Windows versiyonunu(Skype 5.3) geriden takip ediyor.

Linuxta VoIP hizmetini kullanabilmek için birçok program var. Hemen hepsi ücretsiz. Bu programların çoğu SIP standardını ve XMPP protokolünü kullanıyor. Tabi bunun için aynı SIP veya XMPP ağında olmanız gerekecek.

Ama bu programlardan hiçbiri Skype ile uyumlu çalışamıyor. Skype daha kişiye özel bir sistem. Skype’ı, Skype Connect ile birlikte kurabilirsiniz. Böylece telefon sisteminize entegre etmiş olursunuz. Fakat bu da paralı bir sistem. Başka uğraşlar da mevcut. Örneğin Google Projelerinden karaka, Skype ağları ile XMPP ağlarını birbirine bağlamayı hedefliyor; ama bu da henüz geliştiricilere açık.

Ayrıca Pidgin gibi Linux tabanlı anlık mesajlaşma programları da var. Bazı VoIP servislerini destekliyor.

Linux için olan VoIP istemcileri diğer başka ortak özelliklere de sahipler. Ancak dezavantaj olarak bu programların hiçbiri masaüstü paylaşımına izin vermiyor. Bu belki fazla kullanmadığımız bir özellik olabilir; ancak teknik yardım amacıyla bu özelliğin sıkça kullanıldığını biliyoruz. Ayrıca Google’a ait uygulamalar haricindeki programlarda bir VoIP istemcisinden telefonu aramak kolay değil.

Neyse artık Linux için Skype alternatiflerine göz atalım.

Linux Dostu VoIP Programları

Ekiga: Bu program belki de en iyi bilinen Linux VoIP istemcilerinden birisi. Resmi olarak GnomeMeeting olarak biliniyor. Gnome için açık kaynak kodlu VoIP ve video konferans uygulaması. Ekiga SIP protokolü yanında H.323 video konferans protokolünü de destekliyor. İşte bu protokolle Ekiga, Microsoft NetMeeting ile ortak çalışmayı sağlıyor. NetMeeting’in yerini alan Windows Meeting Space sistemi ile ise ortak çalışamıyor.

Tecrübelerimize dayanarak şunu söyleyebiliriz ki Ekiga çok güzel çalışıyor. Hatta NetMeeting ile bu kadar güzel çalışması şaşırtıcı. Eğer Google Chat/Talk/Voice paketine sahip olmasaydık, linux için favori VoIP programımız Ekiga olurdu. Eğer ücretsiz program sizin önceliğiniz ise, Ekiga tam sizin için.

GNU Telephony, 1.0 versiyonuna yeni ulaşmış bir proje. SIP protokolü için oluşturulan serverlardan biri olan GNU SIP Witch 1.0 ile birlikte bu program, aslında normal kullanıcılardan ziyade açık kaynak kodlu yazılım geliştiricileri için daha uygun olduğunu göstermiştir.

Google Chat / Google Talk / Google Voice: 3 farklı ad kullanarak kafanızı karıştırmış olabiliriz ama Google kendi VoIP servislerini daha karmaşık bir şekilde tanımlıyor. Bu arada bu olay bana kör adamla filin hikayesini hatırlattı. Filin neresine dokunduğunuza bağlı olarak hayvan hakkında tamamen farklı sezgileriniz oluşur.

Eğer Google’ın anlık mesajlaşma servisi olan Google Chat’e; VoIP ve video servisi olan Google Talk’a ve PBX servisi olan Google Voice’a sahipseniz sabit hattı ve mobil telefonu arayabilme dahil tüm VoIP ve video servislerini kullanabiliyorsunuz demektir.

Tek dezavantajı bunun için bir program yok. Bunun yerine Linux ve Mac kullanıcıları web tarayıcılarına Google Talk video ve ses eklentilerini kurmalılar. Şu an sadece Windows için programı var. Artı yanı olaraksa Google sayfanızda ve Gmail hesabınızdan bu sistemi kullanmanız mümkün. Bizce işetim sisteminiz ne olursa olsun Skype için en iyi alternatif bu.

Tabi bunların hepsi Birleşik Devletlerde yaşıyorsanız geçerli. Birçok Google bileşeni Birleşik Devletler dışında çalışmıyor. Umut ediyoruz ki Google bu servisleri tüm dünyada hizmete sunar. En azından Kuzey Amerika’nın geri kalanı ve Batı Avrupa için yakında bunun gerçekleşeceğini biliyoruz.

Jitsi, resmi adıyla SIP Communicator belki de en çok özelliğe sahip Linux VoIP istemcilerinden birisi. SIP ve XMPP destekliyor. Ayrıca VoIP ile AIM, Windows Live, Yahoo! ve diğerleri arasındaki bağlatıyı kurabiliyor. Ayrıca Android için bir bağlantı noktası da 2011 ya da 2012′de gelecek.

Bu özelliklerine rağmen bizden tam not aldığını söyleyemeyiz. Ubuntu, Mint ve openSUSE üzerinde denedikten sonra yeterince hızlı çalışmadığını söyleyebiliriz. Java uygulaması olduğundan dolayı böyle olabilir. Ayrıca bazı protokol problemlerinden dolayı Ekiga ile birlikte çalışamıyor. Ama Iptel ve ippi gibi diğer SIP ağlarıyla çalışıyor.

Bana göre henüz yeterli değil. Ama üzerinde aktif bir şekilde çalışılıyor. Ayrıca sadece Birleşik Devletler için değil, tüm dünya için kullanılabilir durumda. Bu yüzden yazılımı takibe almakta fayda var.

Linphone, Linspire Linux ile beraber ortaya çıkan bir ürün. Sadece SIP tabanlı olmasının yanında bazı avantajlara da sahip. Linux, Windows, MacOSX ve Android, iPhone, BlackBerry üzerinde çalışabiliyor. Eğer yanılmıyorsak en geniş yapıdaki mimariye sahip tek açık kaynak kodlu VoIP istemcisi Linphone.

Linphone iyi çalışıyor fakat Jitsi daha çok şey vaadediyor ve Google da daha çok fonksiyona sahip.

Bunların yanında daha birçok Linux VoIP programı var. Bu yazıda kullandıklarımız en iyi bilinenlerdi.

Tüm açık kaynak yazılımlarda olduğu gibi bu programları indirmek ve kullanmak ücretsiz. SIP ve XMPP ağlarını kullanmak da ücretsiz. Deneyin ve sizin ve arkadaşlarınız için hangisi daha iyi, görün. Şöyle ya da böyle, bu programlardan birini mutlaka Skype’dan daha iyi bulacaksınız.

Kaynak: http://www.itworld.com/unified-communications/166637/5-skype-alternatives-linux-users
Çeviri: Serdar BARAKLI

Bu ayarlarla boot zamanını hızlandırın ve Windowsunuzu esnekleştirin.

Windows Registry, işletim sisteminize ait konfigürasyonların ve ayarların kaydedildiği bir veri tabanıdır. Mesela Windows Vista ve 7′de olan bir özellik olan görev çubuğundaki bir işlemin üzerine geldiğinizde ön izleme penceresinin görülmesinin zaman ayarlamasını yapmaktan, performans ayarlarına kadar herşey burada tutulur.

Windows 7 ve Vista göze hoş gelen daha birçok özelliğe sahip. Belki bu özelliklerin bilgisayarı yavaşlattığı düşünülebilir. Şimdi uygulayacağımız bazı yöntemlerle bilgisayarımızı hızlandıracağız. En azından görünürde bir artma olacak. İşlemlerimize başlamadan önce birşeylerin ters gidebilme ihtimaline karşın elimizde registry’nin bir yedeğini bulundurmakta fayda var.

Tüm Registry Ayarlarını Yedekleme

Registryi yedeklemek için; sadece registryi yedekleme amacıyla kodlanmış ücretsiz bir program olan ERUNT programını kullanabilirsiniz. Kullanılması kolaydır, sistem geri yükleme işleminden daha güvenilirdir. Mesela sistem geri yüklemeyi kapatmış bir kullanıcının çok işine yarar. Ayrıca Windows XP, Vista ve 7′de hatta 64 bitlik versiyonlarında bile çalışır. ERUNT, her geri yükleme noktasını diğerinden bağımsız olarak kaydeder. Mesela Sistem Geri Yükleme’de böyle değildir. Onda tüm geri yükleme noktaları birbirine bağlı olarak bulunur.

ERUNT programını buradan indirebilirsiniz.

Registry Ayarlarının Bir Kısmını Yedekleyin.

Eğer registrynin bazı kısımlarına ayar çekecekseniz ve hangi kısımlara ayar çekeceğinizi biliyorsanız; tim registryi yedeklemenize gerek yok. Bunun yerine Registry’nin dışarı aktarma(export) özelliğini kullanarak değişiklik yapacağınız kısmı yedekleyebilirsiniz.

Bunun için Başlat->Çalıştır deyin. regedit yazın. Evet’e tıklayın. Böylece Registry Editör’ü açacaksınız.

Sonra ayarlama yapacağınız registry bölümünü bulun. Onun üzerine sağ tuş yapıp “Export(Dışarı aktar)” a tıklayın. Bu adım sonrası hard diskinize .reg dosyası kaydolacak.

Eğer registryde yaptığınız değişikliklerden memnun kalmazsanız, ayarları geri almak isterseniz oluşturduğunuz .red dosyasına çift tıklayın. Böylece ilgili registry değerleri eski haline dönecek. Eğer registrye ek olarak birşey eklediyseniz bunlar silinmeyecek.

Registryi Hackleyin!

Registry ayarlarını da yedeklediğimize göre ayarlamalarımıza başlayabiliriz. Windows Regsitry’e gitmek için Başlat->Çalıştıra (Windows Vista/7 de ise Başlat menüsündeki arama bölümüne) gidin. regedit yazın.

Ayar 1: Aero Peek özelliğini hızlandırın.

Windows 7 Aero Peek, farenizin imleciyle “Masaüstünü Göster” butonu üzerine geldiğinizde masaüstünü görmenize olanak sağlayan bir özelliğe sahip. Standart olarak bu özelliğin gecikme zamanı 500 milisaniye. Bu özelliği hızlandıralım.

1. Registry Editörü açın. HKEY_CURRENT_USER > Software > Microsoft > Windows > CurrentVersion > Explorer > Advanced dizinine gidin.

2. Sağdaki panelde sağ tuş yapın. Yeni-> DWORD (32-bit) Value tıklayın. Karşınıza çıkan pencerede bu değeri “DesktopLivePreviewHoverTime” olarak isimlendirin.

3. Şimdi “DesktopLivePreviewHoverTime” dosyasına çift tıklayın. Resimde de görüleceği üzere sağ alttaki Base kısmınında “Decimal”e tıklayın. Sonra sol taraftaki değer verisine milisaniye cinsinden istediğiniz süreyi yazın. Tamam’a tıklayın. Aero Peek için böylece bir süre oluşturulacak. Eğer yarım saniye size çok fazla geliyorsa bu değeri aşağı çekebilirsiniz. Ya da bu özelliği istemeden aktif hale getiriyorsanız daha uzun bir değer yazabilirsiniz.

4. Yaptığınız değişikliklerin uygulanması için çıkış yapın ve tekrar giriş yapın.

Ayar 2: Görev çubuğu önizleme özelliğini hızlandırın.

Windows Vista ve 7′de görev çubuğundaki simgelerin üzerine geldiğinizde küçük bir önizleme penceresi açılır. Bu işlem için standart gecikme zamanı 400 milisaniyedir ya da yarım saniyenin altında başka bir değerdir. Eğer bu süre size çok uzun veya kısa geliyorsa aşağıdaki adımlarla bunun ayarlamasını yapabilirsiniz.

1. Registry Editörü açın. HKEY_CURRENT_USER > Software > Microsoft > Windows > CurrentVersion > Explorer > Advanced dizinine gidin.

2. Sağdaki panelde sağ tuş yapın. Yeni-> DWORD (32-bit) Value tıklayın. Karşınıza çıkan pencerede bu değeri “ExtendedUIHoverTime” olarak isimlendirin.

3. Şimdi “DExtendedUIHoverTime” dosyasına çift tıklayın. Resimde de görüleceği üzere sağ alttaki Base kısmınında “Decimal”e tıklayın. Sonra sol taraftaki değer verisine milisaniye cinsinden istediğiniz süreyi yazın. Tamam’a tıklayın. (Standart değer 400 milisaniye)

4. Yaptığınız değişikliklerin uygulanması için çıkış yapın ve tekrar giriş yapın.

Ayar 3: Menüleri hızlandırın.

Eğer Windows Vista ve 7′deki menüleri hızlandırmak istiyorsanız aşağıdaki adımları uygulayın.

1. Registry Editörü açın. HKEY_CURRENT_USER > Control Panel > Desktop dizinine gidin.

2. “MenuShowDelay” dosyasını bulun ve çift tıklayın. Milisaniye cinsinden süreyi ayarlayın. (Standart süresi 400 milisaniye)

3. Yaptığınız değişikliklerin uygulanması için çıkış yapın ve tekrar giriş yapın.

Ayar 4: Yeniden başlatmayı önleyin.

Eğer bilgisayarınızı sürekli açık bırakmak gibi bir huyunuz varsa, otomatik olarak sisteminizin yeniden başlatılması sorunuyla karşı karşıya kalıyor olabilirsiniz. Mesela Windows bazı önemli güncellemeleri yaptıktan sonra size bir uyarı gösterir. Size bilgisayarınızı yeniden başlatmak için 10 ile 15 dakika arasında bir süre verir. Eğer bu mesajı görmezseniz, açık olan bir çok pencere ve önemli dökümanlarınızı kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Uygulayacağımız basit bir yöntemle bilgisayarınızın otomatik olarak yeniden başlatılması fonksiyonunu iptal edeceğiz. Bu yöntem XP, Vista ve 7′de çalışıyor.

1. Registry Editörü açın. HKEY_LOCAL_MACHINE > SOFTWARE > Policies > Microsoft > Windows dizinine gidin.

2. Sağdaki panelde sağ tuş yapın. Yeni-> Anahtar’a tıklayın. Yeni bir klasör oluşacak. Bu klasörü WindowsUpdate olarak isimlendirin.

3. WindowsUpdate klasörünü açın. Sağdaki panelde sağ tuş yapın. Yeni-> DWORD (32-bit) Value tıklayın. Karşınıza çıkan pencerede bu değeri “NoAutoRebootWithLoggedOnUsers” olarak isimlendirin.

4. NoAutoRebootWithLoggedOnUsers dosyasını açın. Değer verisini 1 olarak değiştirin. Base bölümündeki değer “Hexadecimal” olarak kalsın.

5. Registry Editöründen çıkın. Yaptığınız değişikliklerin uygulanması için çıkış yapın ve tekrar giriş yapın. Artık sisteminiz sizin komutlarınız haricinde yeniden başlatılmayacak.

Ayar 5: Bilgilendirme baloncuklarını kapatın.

Windows Vista ve 7′deki uyarı baloncuklarını sevmiyorsanız, aşağıdaki yöntemle kapatabilirsiniz.

1. Registry Editörü açın. HKEY_CURRENT_USER > Software > Microsoft > Windows > CurrentVersion > Explorer > Advanced dizinine gidin.

2. Sağdaki panelde sağ tuş yapın. Yeni-> DWORD (32-bit) Value tıklayın. Karşınıza çıkan pencerede bu değeri “EnableBalloonTips” olarak isimlendirin.

3. EnableBalloonTips dosyasına çift tıklayın ve açın. Değer verisini 0 yapın. Base kısmındaki değerin decimal ya da hexadecimal olması fark etmez, ikisinden birini seçin. Çünkü 0 verisi, decimalde(onluk) de hexadecimalde(onaltılık) de 0 değerini alır.

4. Yaptığınız değişikliklerin uygulanması için çıkış yapın ve tekrar giriş yapın. Artık görev çubuğunda uyarı balonlarını görmeyeceksiniz.

Ayar 6: XP’yi daha hızlı başlatın.

Windows XP işletim sistemine sahip sisteminiz çok mu yavaş açılıyor. Aşağıdaki adımları uygulayınca farkı siz de göreceksiniz.

1. Registry Editörü açın. HKEY_LOCAL_MACHINE > SYSTEM > CurrentControlSet > Control > ContentIndex dizinine gidin.

2. Sağdaki panelde “StartupDelay” adında bir değer olacak. Çift tıklayın. Base kısmındaki değeri hexadecimalden decimale dönüştürün. Değer verisini 40,000 olarak değiştirin. (Standart değer ise 480,000)

3. Registry Editörü’nü kapatın ve bilgisayarı yeniden başlatın. Bilgisayarınızın hızlandığını göreceksiniz. 40,000′den daha düşük değerde ise gözle görülebilir bir değişiklik olmuyor.

Kaynak: http://www.pcworld.com/article/228071/6_registry_hacks_to_make_your_pc_faster.html

Çeviri: Serdar BARAKLI

Büyük boyuttaki dosyaları indirmek için BitTorrent sistemini kullanırız. Ama performansı, sizin internet hızınıza vs bağlıdır. Fetch.io web sitesi sayesinde torrenleri yüksek hızda indirebilir, ardından indirdiğiniz dosyadaki film, video vb şeyleri izleyebilirsiniz.

BitTorrent sisteminde dosya indirirken kendi bağlantınıza ait bant genişliğini ve masaüstü istemcinizi kullanırsınız. Fetch.io ise bu olaya yeni bir yaklaşım getiriyor. Dosyaları kendi yüksek hızlı serverlarına indiriyor, ondan sonra size o dosyayı indirmeniz için HTTP link sağlıyor. Bu sistemi ilk kuran Fetch.io değil fakat servera inen videoların herhangi bir mobil cihazda veya bilgisayarınızda oynatılması en önemli özelliklerinden birisi.

Tek yapmanız gereken torrentin adresini kutuya yazmak ve Fetch.io serverlarının dosyayı indirmesini beklemek. Videoları Flash ve MP4 formatına dönüştürüyor, böylece videoları mobil araçlardan, bilgisayarlardan, Apple TV gibi araçlardan izleyebiliyorsunuz. Ayrıca bu dosyaları arkadaşlarınızla da paylaşabilirsiniz. Bu servis sadece torrent için değil; Rapidshare, MegaUpload ve MediaFire gibi dosya yükleme sitelerinden dosya indirmek için de kullanılabiliyor.

Şu an için Fetch.io beta aşamasında. Kullanıcılar 20 gb depolama alanı ve 40 gb bant genişliğine sahip. Üstelik ücretsiz! Muhtemelen üye alma durumu sınırlı olacaktır. Onun için hemen harekete geçin ve kendinize bir hesap alın.

Kaynak: http://lifehacker.com/5803740/fetchio-downloads-your-torrents-for-you-then-streams-them-to-you-and-your-friends
Çeviri: Serdar BARAKLI

Google, eski gazeteleri dijital ortama aktarma projesine geçtiğimiz cuma günü son verdi.

Google kullanıcıları önceden dijital ortama aktarılan gazetelere yine news.google.com/archivesearch adresinden ulaşabilecek; ancak bundan sonra arşiv büyümeyecek.

Google’dan gelen açıklamada “Birçok gazete ile ortak çalışma yaparak bir girişimde bulunduk ve eski gazetelerin çevrimiçi olarak aranması ve onlara erişilmesini mümkün kıldık.” denildi.

“Bundan sonra Google Haber Arşivleri olarak yeni bir özellik ya da fonksiyon sunmuyoruz ve artık yeni dijital dosyaları arşive katmayacağız.”

Google bu proje kapsamında 2000′den fazla gazeteye ait 3.5 milyondan fazla sayıyı dijital ortama aktardı. Arşivin en eski gazetesi; Kanada’nın Nova Scotia bölgesine ait Halifax Gazetesi’nin 23 Mart 1752 tarihli sayısına ait.

Arşivlenmiş bu dijital kopyalar gazetelere iade edilecek ve gazete kuruluşları bu kopyaları kendi web sayfalarında barındırabilecekler.

Arşivlenmiş gazeteler arasında 1895 yılından itibaren olmak üzere London Advertiser, L’Ami du Lectuer ve 1910′dan 1995′e kadar olmak üzere Milwaukee Sentinel de var.

Google bu projeyi, eski gazetelere kolay erişilebilmesi için bir takım gazete kuruluşu ile birlikte 2008 eylül ayında başlatmıştı.

Kaynak: http://interaksyon.com/article/3846/google-stops-digitizing-old-newspapers
Çeviri: Serdar BARAKLI

Dünya Sağlık Örgütü’nün pazartesi günkü toplantısında çiçek virüsü ile ilgili hararetli tartışmalar yaşandı. Diğer ülkeler virüsün yok edilmesini isterken Birleşik Devletler ve Rusya virüsü muhafaza etmek istiyor.

Rusya’nın ve Birleşik Devletlerin laboratuvarlarında bulunan virüsün son resmi örneklerinin yok edilmesiyle ilgili 1986′dan beri süren tartışmalar hala devam ediyor.

Washington ve Moskova; virüsü bilimsel amaçlar doğrultusunda korumak istiyor. 1979 yılında eradike edilen hastalığın yeniden yayılması ihtimaline karşın aşı oluşturma amaçlı olarak virüsün muhafaza edilmesi isteniyor.

Bu 2 ülkenin endişe ettiği tek nokta ise virüsün biyolojik silah olarak kullanılması amacıyla başka ülkeler tarafından çalınması ihtimali…

DSÖ’nün 193 üyesinin hazırladığı taslakta, virüslerin 5 yıl içinde yok edilmesi konusunda görüşmelerin başlatılması önerisi sunuldu. Ama Rusya ve Birleşik Devletler hala virüsü korumak istiyor.

Rus temsilciye göre şu anda aşının hazırlanması ve verimliliği için yeterli garantiye sahip değiliz.

Rus temsilci “Virüsün yok edilmesi geri dönüşümsüz olacak.” diye ekledi. “Tüm insanlığı ilgilendiren bir sağlık meselesinde radikal bir adım atmadan önce 2 kez düşünmek gerekir. Ancak araştırmalar yapıldıktan sonra virüsün yok edilmesi için bir tarih belirlenebilir.”

Avrupa Birliği, Kanada, İsrail, Monaco, Kolombiya ve Çin bu hareketi destekliyorlar.

Diğer yandan Kuzey Afrika ülkeleri, İran, Tayland, Zimbabwe ve Malezya’nın da aralarında bulunduğu 20′ye yakın ülke bu fikre tamamen karşılar ve virüsün hemen yok edilmesi gerektiğini düşünüyorlar.

Malezyalı temsilciye göre virüsü korumaya dair artık bilimsel hiç bir neden kalmadı.

İranlı yetkili ise virüsü 30 yıl boyunca korumalarına razı olduklarını, bundan sonra ise virüsün imhası için bir tarihin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Bir çok farklı sesin çıktığı toplantıda, bir sonraki pazartesine kadar yeni bir taslak hazırlanması amacıyla bir çalışma grubu oluşturulması kararı alındı.

Kaynak: http://interaksyon.com/article/3982/future-of-smallpox-virus-samples-sparks-row-at-who
Çeviri: Serdar BARAKLI

23 May

2011

Alman bilim adamları veri transferi rekorunu kırdılar.

Düşük internet hızına sahip bilgisayar kullanıcıları bilim adamlarını cesaretlendirmiş olacak ki Alman bilim adamları bu doğrultuda bir dünya rekoru kırdılar. Basit bir lazer ışını ile 700 DVDlik veri sadece 1 saniyede aktarıldı.

Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü bilim adamlarının yaptığı açıklamaya göre 26 terabitlik verinin 1 saniyede aktarılmasıyla bu alandaki rekor kırılmış oldu.

50 kilometrelik hat boyunca iletilen veriler, Dikey Frekans Bölmeli Çoklama(OFDM) adı verilen bir sistem yardımıyla kodlandı. Bu teknikte RF sinyalleri daha küçük alt sinyallere bölünerek aynı anda farklı frekanslardan gönderilmektedir.

Enstitü profesörlerinden Juerg Leuthol’e göre 26 terabitlik bağlantı yardımı ile eş zamanlı olarak 400 milyon telefon konuşmasını karşı tarafa iletebilirsiniz.

Kaynak: http://en.kioskea.net/news/18681-german-scientists-beat-data-transfer-record
Çeviri: Serdar BARAKLI

Geride bırakıyor olduğumuz ilkbahar mevsimi; güvenlik açıklarının ve zaafiyetlerinin üst düzeyde olduğu bir mevsime dönüştü. Adobe programları da, Kaspersky Laboratuvarları’nın bilgisayarlardaki en ünlü 10 güvenlik açığını ortaya koyduğu listede bir çok sırada kendine yer buldu.

Adobe, listede 10 programın arasından 5′ini kaptı. Adobe; Reader/Acrobat ve Flash ile ilk 3′e girerek podyumu kimseye kaptırmadı. Listenin alt taraflarındaysa yine Adobe Shockwave ve başka güvenlik açıklarına sahip Adobe Reader/Acrobat programları yer aldı.

Java ise listede 4. ve 5. yerleri aldı. Onu Apple Quicktime, Winamp ve Microsoft Office izledi. Bu durumda aslında Microsoft’un sevindiği düşünebiliriz; çünkü 2010 yılının listesinin büyük çoğunluğunda Microsoft ürünleri vardı.

Şimdi şu soru akıllara gelebilir; Sony ve PlayStation Network(Geçenlerde hacklenmişti.) bu listede neredeler? Şunu söylemeliyiz ki bu listede olanlar bilgisayarlarda bulunan ve kullanılan programlardır. PSN’ye bilgisayarlar yoluyla bağlanılabiliyor, yani sadece PlayStation 3 konsollarına gerek yok. Web tabanlı bir servis olduğu için bu listede yer almadı.

Kaynak: http://www.zdnet.com/blog/btl/adobe-tops-kaspersky-labs-list-for-top-ten-pc-vulnerabilities/49093
Çeviri: Serdar BARAKLI

Sayfa 2/812345...Son »