Apple’ın Ücretsiz İşletim Sistemi Linux İçin Tehdit Değil

Linux işletim sisteminin yaratıcısı Linus Torvalds’a göre, Apple’ın en son çıkardığı işletim sistemi OS X Mavericks ücretsiz olmasına rağmen Linux’u etkilemeyecek.

Ekim ayında Edinburgh’da düzenlenen LinuxCon Europe konferansında konuşan Linus Torvalds soru-cevap kısmında Linux’un 22 yıldır kendi işletim sistemini sunduğunu, Apple’ın son işletim sistemi olarak açıkladığı OS X Mavericks’in ücretsiz olmasının Linux’un felsefesinden tamamen farklı olduğunu söyledi. Torvalds’ın böyle konuşmasının altında şu gerçek yatıyor: Açık kaynak kod terimi ücretsiz anlamına gelmiyor.

Torvalds’a göre Apple’ın Mavericks güncellemesi ücretsiz olabilir ancak açık kaynak kodlu değil ve insanların onu kullanması için hala pahalı donanımsal araçları kullanması gerekiyor.

Soru-cevap kısmında Torvalds, henüz emekli olmayı düşünmediğini de söyledi. Görevi bırakması için neyi beklediği sorulunca işlerin artık ilginç hale gelmediği vakit görevi bırakacağını söyledi. Eğer artık kodlamayı beceremediğini hissederse ve doktoru kendisine tavsiye ederse mesleği bırakacağını açıkladı.

Hatta Torvalds bir gün başına kötü birşey gelirse Linux’a hiçbir şey olmayacağını söyledi. 20 yıldır linux’u geliştirmeye çalışan binlerce insanın olduğunu ve yenilerin de buna eklendiğini belirtti.

“İnsanlar beni ve nasıl çalıştığımı biliyorlar. Benim yaptığımı ve o yaptığımı sunma tarzımı beğenmeyebilirler ancak şuna inansınlar ki ben belirli bir çizgide yürüyorum ve önemli olan da bu” şeklinde konuştu.

Torvalds Lİnux’un 5 yıl sonra hangi pozisyonda olacağına dair fikrinin olmadığını açıkladı ve ekledi: “Plan yapmadım. Şu anda da bir planım yok. Bu biyolojideki evrim gibi birşey. Sonunun gelmesi gibi bir durum yok ortada. İşe yarayan şey hayatta kalır.”

Linux’ta I-Nex Kurulumu

Merhaba Linux kullanıcıları. I-Nex; Nex-open yazılımı taban alınarak Gambas programlama dili ile kodlanmış hem grafiksel arayüzü olan hem de komut tabanlı olan bir uygulamadır. Bilgisayarınızın ya da laptopunuzun donanım özelliklerini göstermektedir. Son versiyonu I-Nex 0.5.4 sürümüdür.

Bu yazımızda I-Nex 0.5.4 versiyonunun Ubuntu 13.10 Saucy Salamander, Ubuntu 13.04 Raring Ringtail, Ubuntu 12.10 Quantal Quetzal, Ubuntu 12.04 Precise Pangolin, Linux Mint Mint 16 Petra, Linux Mint 15 Olivia, Linux Mint 14 Nadia, Linux Mint 13 Maya, Pear OS 8, Pear OS 7 ve Elementary OS 0.2 Luna sistemlerine nasıl yükleneceğini anlatacağım.

PPA adresinin olmasından dolayı I-Nex 0.5.4 sürümünü Ubuntu, Linux Mint, Pear OS ve Elementary OS sistemlerine yüklemek çok kolay. Tüm yapmanız gereken ppa adresini eklemek, depo adresinizi güncellemek ve i-nex paketini yüklemek:

sudo add-apt-repository ppa:i-nex-development-team/stable
sudo add-apt-repository ppa:nemh/gambas3
sudo apt-get update
sudo apt-get install i-nex

Linux’ta QMPlay Kurulumu

Merhaba Linux kullanıcıları. QMPlay2 hem linux hem de windows üzerinde çalışan açık kaynak kodlu müzik oynatıcısı. Çoğu popüler ses formatını destekliyor: OGG Vorbis, MP3, AAC, MODs, AudioCD, AIFF, WAV and FLAC. Programın son versiyonu QMPlay 13.10.24 birkaç gün önce yayınlandı.

Bu yazımızda QMPlay2 13.10.24 versiyonunun; Ubuntu 13.10 Saucy Salamander, Ubuntu 13.04 Raring Ringtail, Ubuntu 12.10 Quantal Quetzal, Ubuntu 12.04 Precise Pangolin, Linux Mint 16 Petra, Linux Mint 15 Olivia, Linux Mint 14 Nadia, Linux Mint 13 Maya, Pear OS 8, Pear OS 7 ve Elementary OS 0.2 Luna sistemlerine nasıl yükleneceğini anlatacağım.

PPA adresinin olmasından dolayı QMPlay2 13.10.24 sürümünü Ubuntu, Linux Mint, Pear OS ve Elementary OS sistemlerine yüklemek çok kolay. Tüm yapmanız gereken ppa adresini eklemek, depo adresinizi güncellemek ve qmplay2 paketini yüklemek:

sudo add-apt-repository ppa:samrog131/ppa
sudo apt-get update
sudo apt-get install qmplay2

Ubuntu Linux Hakkında İlginç Gerçekler

9 yıl önce 20 Ekim tarihinde ilk sürümü yayınlanan proje olan Ubuntu Linux dünya çapında milyonlarca bilgisayar tarafından kullanılıyor. Sevin ya da sevmeyin, Ubuntu, Linuxun gelişmesinde büyük bir paya sahiptir.

Bu yazıda 9. yıl dönümünü kutladığımız Ubuntu hakkında ilginç gerçeklerden ve Ubuntu’nun tarihinden bahsedeceğiz.

1. Ubuntu kelimesi eski bir Afrika kökenli kelimedir. “diğer insanlara karşı insan sevgisi” olarak çevrilmesi mümkün. Ubuntu projesinin arkasındaki açık kaynak topluluğunun ruhunu yansıtması açısından bu slogan yerindedir.

2. Ubuntu’nun resmi sembolü “arkadaşlar çemberi” olarak adlandırılıyor ve şunları anlatmak istiyor: özgürlük, işbirliği, duyarlılık ve güvenilirlik

3. Bir Ubuntu sürümünün versiyon numarası; aslında yayınlandığı yıl ve aydan oluşur. Örneğin ilk Ubuntu sürümü 4.10’dur; çünkü 2004 yılının 10. ayı olan ekimde yayınlanmıştır. Güncel Ubuntu sürümü şu anda 13.10’dur. 2013 yılının 10. ayı olan ekimde yayınlanmıştır. Her yeni Ubuntu sürümü 6 ayda 1 çıkar. Her 4. sürüm de uzun dönem destek sağlanan bir versiyon olur.

4. Ubuntu sürümlerinin kod adları bir sıfat ve bir hayvan isminden oluşur. Ayrıca bu sıfatın ve hayvan isminin ilk harfleri birbirinin aynısıdır. (Örneğin Saucy Salamander) Kod isimler alfabetik sırayla seçilir. Böylece hangi sürümün diğerinden daha önce olduğunu anlayabilirsiniz.

5. Ubuntu projesinin arkasında olan ticari şirket Canonical Ltd, sanal bir şirket olarak bilinir. Herhangi bir ülkeyle alakaları yoktur. Kendi resmi verilerine göre 30 ülkedeki 200 şehirden 600 çalışanı bulunmaktadır. Yalnızca 6 şehirde (Londra, Boston, Montreal, Şangay, Sao Paulo, Taipei) şirketin ofisleri vardır. Çoğu çalışanı birbiriyle IRC, e-posta ve Launchpad aracılığıyla iletişim kurmaktadır.

6. W3Techs verilerine göre Ubuntu, işletim sistemi bilinen websitelerinin %8.2’si tarafından kullanılmaktadır. Linux server kullanan websitelerinin ise %26’sı tarafından kullanılmaktadır.

7. Ubuntu 13.04 Raring’de toplam paket sayısı 37,500’ü aşmış, toplam boyutu 45 GB’ı geçmiştir.

8. Ubuntu ile entegre olarak çalışan kişisel depolama alanı Ubuntu One; Amazon S3 tarafından desteklenmektedir.

9. Ubuntu projesinin kurucusu Mark Shuttleworth, yolculuk parasını kendisi ödeyen 2. uzay turisti olmuştur. 2002 yılındaki uzay seyahatine ait biletin fiyatı 20 milyon dolardı.

10. Birleşik Krallık’ta “Ubuntu” kelimesi kırtasiye, giyim ve bavul gibi hizmetleri veren şirketler tarafından patentlenmiştir. Aynı zaman içinde Canonical şirketi de online alışveriş sitesi açarak ubuntu simgesi damgalı ürünleri satmaya başlamıştır.

11. DistroWatch sitesinde göre Ubuntu tabanlı toplam 131 tane işletim sistemi var ve bunların 77’si şu an olan aktif projelerden.

12. Ubuntu’ya yapılan en büyük geçiş hareketi; Fransız Polis Kuvveti’ne bağlı La Gendarmerie Nationale Bilgi Teknolojileri grubunun 85000 masaüstü bilgisayarı Microsoft’tan Ubuntu’ya geçirerek olmuştur.

13. Ubuntu’nun popülarite yarışmasında dpkg paketi en çok kullanılan paket; ve ncurses-base paketi ise en çok yüklenen paket olarak kayda geçmiştir.

14. 2013 Temmuzda en çok satan program TV/film altyazı indirme programı olan filebot olmuştur ve ay boyunca 48 adet satılmıştır.

15. 2008’in sonlarından itibaren Wikipedia, Ubuntu serverları üzerinde LAMP(Linux, Apache, MySQL, PHP) kullanımına geçmiştir.

16. Google’ın şoförsüz arabası Ubuntu’nun daha yalın bir versiyonunu kullanmaktadır.

Pipelight: Linux’ta Silverlight Kullanma

Pipelight, Linux tarayıcılarına Silverlight teknolojisini getiren bir projedir. Firefox, Chrome, Midori gibi linuxta çalışan tarayıcılar üzerinde Netflix gibi Silverlight teknolojisi gerektiren servisleri kullanmanıza olanak tanır.

Bu teknoloji tamamen Wine’den bağımsız değil. Her ne kadar Wine altında çalışan bir tarayıcı kullanmak yerine linuxunuzun kendi doğal tarayıcısını kullansanız da tarayıcınıza eklenen eklenti çalışmak için Wine’ı kullanıyor. Böylece bilgisayarınızın performansı Wine altındaki tarayıcıyı kullanırkenki performans azalması kadar etkilenmiyor.

Pipelight, 2 bölümden meydana geliyor. Doğal tarayıcınız içine kurulan bir linux kütüphanesi ve Wine’da çalışan bir Windows programı. Windows programının adı pluginloader.exe; basit bir şekilde tarayıcının simülasyonunu gerçekleştirip Silverlight DLL’lerini yüklüyor. Siz kendi tarayıcınızdan Silverlight uygulaması içeren bir sayfa açtığınızda, tarayıcınızdaki linux kütüphanesi bir veri yoluyla windows programına komut gönderiyor. Bu veri yolu tarayıcınızla Silverlight arasında bir köprü görevi üstlenmiş oluyor. Tüm video ve ses verileri bu veri yolu üzerinden aktarılmadığı için büyük bir performans kaybı olmuyor. Sadece başlangıç parametreleri ve bazen de ağ trafiği bu veri yoluyla aktarılıyor.

Pipelight websitesine göre Microsoft Silverlight 5 kullanılarak Netflix, Sumo 2, Maxdome gibi web sitelerinde mükemmel performans elde edilmiş. Benim denemelerimde de Linux Mint 15 üzerinde Firefox 23 kullanıcısı olarak Digitürk için olumlu sonuç elde ettim.

Ubuntu’ya Pipelight Kurulumu

Kuruluma başlamadan önce tarayıcınızı kapatmanız önerilir.

1. Pipelight için 2 tane PPA var. Stabil ve Günlük. İlk önce stabili denemeniz önerilir, eğer sorun çıkarsa günlük olanı deneyin.

Stabil: https://launchpad.net/~mqchael/+archive/pipelight
Günlük: https://launchpad.net/~mqchael/+archive/pipelight-daily

Pipelight stabil PPA’sını ve Compholio PPA’sını eklemek ve Pipelight kurulumu için aşağıdaki komutları terminalde çalıştırın:

sudo apt-add-repository ppa:ehoover/compholio
sudo apt-add-repository ppa:mqchael/pipelight-daily
sudo apt-get update
sudo apt-get install pipelight

Yükledikten sonra tarayıcınızı çalıştırın ve BU adresi ziyaret ederek Silverlightın çalışıp çalışmadığını kontrol edin. Eğer çalışmıyorsa Silverlightın tarayıcınızın eklenti listesinde olup olmadığını kontrol edin. Bunu adres çubuğuna “about:plugins” yazarak gerçekleştirebilirsiniz.

Eğer kurulum sırasında tarayıcınızı kapatmamışsanız ve Silverlight çalışmıyorsa aşağıdaki komutu çalıştırın.

rm -rf ~/.wine-pipelight/

ve tarayıcınızı yeniden başlatın.

2. İşimiz henüz bitmedi. Aslında Silverlight şu an çalışır vaziyette ancak Netflix gibi bazı websiteleri tarayıcının kullanıcı aracısını ya da bilinen tabiriyle tarayıcı user agent kısmını denetlemekte ve Linux kullanıcılarına izin vermemektedir. Buna da ayar çekmek için aşağıdaki yolları izlemek gerekiyor.

Firefox: UAControl ya da User Agent Overrider eklentisini yükleyin ve aşağıdaki kullanıcı aracılarından birini kullanın:

Mozilla/5.0 (Windows NT 6.1; WOW64; rv:15.0) Gecko/20120427 Firefox/15.0a1
Mozilla/5.0 (Windows NT 6.1; WOW64; rv:22.0) Gecko/20100101 Firefox/22.0
Mozilla/5.0 (Windows NT 6.1; rv:23.0) Gecko/20131011 Firefox/23.0

Chrome: User Agent Switcher eklentisini kurun ve eklenti tercihlerinden Windows Firefox 15 seçin.

Fedora 19 için 3D Yazıcı Programı

3D baskı, “kendi ürününü kendin yap” görüşüne sahip olan insanlar arasında şu an için çok popüler. E tabi bunun için kullandığınız işletim sisteminde 3D yazıcı yazılımının olması şart.

Özgür yazılımcılığın popüler olduğu günümüzde Fedora 19 beta için 3 tane 3D yazıcı programının hazır olduğunu duyuralım o zaman. Tüm yapmanız gereken “yum install” yazmak ve 3D yazıcınızı bilgisayarınıza bağlamak.

Şunu da belirtmekte fayda var. Bu yazılımlar sadece Fedora 19’da değil, Ubuntu ve diğer linux dağıtımlarında da kullanılabilir.

1. Cura: Bu program, Ultimaker 3D Yazıcı için programlanmış bir yazılım. Daha fazla bilgiyi wiki.ultimaker.com/Cura adresinden okuyabilirsiniz.

2. Slic3r: Alessandro Ranellucci tarafından kodlanan bir yazılım. Bir çok farklı firma tarafından üretilen 3D yazıcılarını desteklemektedir. Ayrıntılı bilgiyi Slic3r.org adresinden bulabilirsiniz.

3. Repetier-Host: Bu yazılım da çok geniş bir yelpazedeki 3D yazıcıları desteklemektedir. Ayrıntılı bilgiyi buradan okuyabilirsiniz.

Bu yazıda belirtilen programların ara yüzleri güzel dizayn edilmiş ve kullanımı kolay.

Ama 3D yazıcılar ucuz değil. Birleşik Devletlerde 3D yazıcı fiyatları 1000$’dan başlıyor. Eğer bu fiyat size ucuz geldiyse Ultimaker tarafından üretilen yazıcılara göz atabilirsiniz. 1600$’a satılan 3D yazıcı parçalarından başka 2100$’a satılan toplama yazıcıları da mevcut.

Repetier-Host web sayfasında 3D yazıcı üreten 25’ten fazla firmayı bulabilirsiniz. Örneğin Alman şirketi olan iRapid, kullanıma hazır 3D yazıcıları yaklaşık 1300$’a satıyor. Tüm üretici firmaların listesini burada bulabilirsiniz.

Disqus Gravity: İnternetteki En Popüler Konular

Disqus, internet siteleri tarafından kullanılan tartışma ve yorum sistemlerinden bir tanesi. Forum gibi düşünebiliriz aslında. Yaklaşık 1 hafta önce disqus blogunda yer alan bir haberle yeni bir özellik daha sunuldu: Gravity. Gravity, Disqus sisteminde kayıtlı olan web sitelerindeki popüler olan konuları bize getiriyor.

Normalde internette işinize yarayacak güzel ve orijinal tartışmaları bulmak zordur. Sizin onları bir şekilde bulmanız gerekir, onlar sizin ayağınıza gelmez. Tabi onları bulmak için biraz da şansınızın olması gerekiyor. Disqus Gravity ile artık bu zorunluluk değişiyor.

Popüler konuları keşfedin: disqus.com/gravity

Gravity gibi amacı olan yani internetteki trend konuları bulmayı amaçlayan bazı sistemler, sayfaların görüntülenme ve tıklanma sayısına göre çalışıyor. Bazıları ise onların kaç defa paylaşıldığına ya da e-posta ile gönderildiğine bakıyor. Tüm bu konular bir liste şeklinde kullanıcıya sunuluyor. Gravity’de ise işleyiş biraz daha farklı. Sitenin yaratıcıları daha farklı bir sistem istemişler. Çünkü bir konunun ne kadar tıklandığı veya paylaşıldığından ziyade insanların o konuya ayırdıkları zaman ve yazdıkları yorumların daha önemli olduğunu düşünüyorlar.

Gravity, herhangi bir anda 500 web sitesinden trend olan konuları gösteriyor. O anda, kategorilerine ayrılmış olan 60 tane bağlantı gösteriyor. Sistem interaktif olarak kodlanmış, böylece daha eğlenceli olmuş.

Hide.io – Kaliteli Bir VPN Servisi

Yazımıza VPN’nin ne olduğundan bahsederek başlamak istiyorum. VPN, İngilizce’si “Virtual Private Network” yani “Sanal Özel Ağ”dır. İsminden de anlaşılacağı üzere sanal bilgisayar ağı yapısıdır. İnternet gibi hizmetleri kullanan kullanıcıların veya uzak ofislerin; lokal bilgisayar ağlarına güvenli bir şekilde ulaşması amacıyla tasarlanmıştır. Uzak ofis ile lokal ofis arasındaki noktadan noktaya olan hat ile bağlanma yerine standart olarak kullanılan hat üzerinden şifreli bağlantı ile güvenli bir iletişime olanak sağlar.

VPN ayni lokal ağda bulunmayan, bir veya daha fazla cihaz arasında güvenli bir şifreleme metodu kullanılarak veri transferi yapar. Güvenli şifreleme metodunun kullanım amacı verinin özel ya da kamusal alandaki diğer cihazlardan gizlenmesidir.

Sanal özel ağ (VPN), komşu ağlar arasında gizli ve özel bir bilgi akışını sağlamaya yönelik kurulur. Paketler internet üzerinden gitse dahi, tünelleme ve kullanılan güvenlik yazılımları sayesinde ağ dinlense bile şifrelenmiş paketleri ele geçiren kişiye elde ettiği bilgiler hiçbir anlam ifade etmeyecektir.

VPN bu amaçla kullanımların yanı sıra yasaklı sitelere erişim için de kullanılabilir. Proxy ve DNS gibi önlemlerle erişilmeye çalışılan sitelerin yanı sıra, üniversite ağları gibi özellikle p2p özelliği kısıtlanmış sistemlerde bu yasaklamaların aşılabileceği yöntemlerden birisi de VPN’dir. İşte bu yüzden son yıllarda popüler hale gelen VPN için hizmet veren sitelerden birisi olan hide.io sitesini bu yazımızda tanıtmak istiyorum.

Hide.io site tasarımıyla daha ilk baştan ilgimizi çekebiliyor. Belki de illegal işlerle uğraşanların önem verdiği log tutma özelliği bu sitede yok. Birçok site kendini güvence altına almak için log tutmaktadır.

Sitenin kendi anasayfasında yer verdiği ve genellikle birçok VPN sitesinin de sunmaya çalıştığı bazı özelliklere bakalım. Hide.io, Wi-fi güvenliği sunarak genel wi-fi ağlarını kullanarak bilgisayarınızdan veri çalmaya çalışan hackerlara karşı 256 bit şifreleme yapıyor. Ayrıca dosya paylaşımı ve p2p sistemlerine izin veriyor. Web sitelere giriş yaptığınız bilgilerin, dosya transferlerinizin ve anlık yazışma ve görüşmelerinizin özel ve güvenli olmasını sağlıyor. Bir hesap ile 5 farklı cihazın aynı anda şifrelenmesine izin veriyor. Ayrıca Windows, Linux, Mac ve Tablet gibi sistemlerin yanı sıra iPhone ve Android gibi akıllı telefonlarda da kullanılabiliyor. Tüm önemli VPN bağlantı türlerini destekliyor. Bunlar: PPTP, L2TP, IPSec (IKEv1 ve IKEv2), OpenVPN ve SOCKS. Ayrıca kendilerinin yeni bir protokol olan IKEv2 sistemini destekleyen tek profesyonel VPN sitesi olduğunu iddia ediyorlar. Ayrıca ABC, HBO, Netflix, Hulu ve BBC gibi sadece belli ülkelere hizmet veren sitelerin kullanımına izin veriyorlar.

Hangi ülkelerde serverları olduğuna gelince: Kanada, Litvanya, Lüksemburg, Fas, Hollanda, Romanya, Singapur, İsviçre, Birleşik Krallık, ABD ve İzlanda. 11 ülkede toplam 12 adet servera sahipler. Ayrıca bu ülkelerde bulunan serverların tümü yukarıdaki protokollerin hepsini destekliyor.

Aslında benim de gördüğümde şaşırdığım bir olay var: Fiyatları. Bunu kendileri de itiraf ediyorlar zaten. Daha ucuz VPN servislerinin piyasada mevcut olduğunu belirtiyorlar. Ama çok fazla bant genişliği kullanımında o sitelerin ilgili hesapları kısıtlandırdıklarını özellikle söylüyorlar. Kendilerinin fiyat-performans bazında sağlam hizmet verdiklerini belirtiyorlar.

Gelelim fiyatlara. 12 aylık sipariş verirseniz Plus hesap aylık 5.14$, Premium hesap ise aylık 11.66$ dolara denk geliyor. Daha uzun vadeli bir hsap düşünüyorsanız aylık bazda değerlendirildiğinde %45’e varan indirim sağlıyorlar. Plus ile Premium hesapların özellikleri biraz farklı: Plus hesapta aynı anda 1 cihaz bağlanabilirken Premium’da 5 cihaz bağlanabiliyor. Ayrıca Plus hesap aylık 75 GB veri transferine izin verirken Premium hesap sınırsız transfere izin veriyor. Ayrıca Premium hesap ile sabit bir IP adresi almanız mümkün.

Yukarıdaki ekran görüntüsünde sitedeki kontrol panelimizi görüyoruz. Ne kadar veri transferi yaptığınızı görmenizin yanı sıra hangi cihaz ile nasıl VPN bağlantısı kuracağınıza dair klavuz da var. Ayrıca destek birimi en geç 2 gün içinde taleplerinize cevap veriyor.

Yukarıdaki ekran görüntüsünde de serverların yoğunluk oranlarını görebiliyorsunuz. Böylece daha az yoğun olan bir servera bağlanarak daha iyi verim elde edebilirsiniz.

Burada da o anda kaç kişinin hangi ülke serverını ve hangi VPN protokolünü kullandığını görebileceğiniz panele ait görüntü var.

https://www.hide.io/

Argus II: FDA Onaylı Dünyanın İlk Biyonik Gözü

Argus II adı verilen retinal protez, kalıtsal dejeneratif göz hastalığı olan Retinitis Pigmentosa hastalarının kısmi görmesine yardımcı olacak. Bu özelliğiyle dünyadaki ilk biyonik göz olma özelliğini de alacak.

Önce sağlıklı bir gözün görüntüyü işlemesinden bahsetmek lazım. Sağlıklı bir gözün içinde retina denilen bir tabaka vardır. Göz merceğinde kırılan ışınlar retinaya düşer. Burada retinayı, kameralardaki negatif şeridine benzetebiliriz. Gelen ışınlar retina tarafından elektrik sinyallerine dönüştürülür. Ardından optik sinir ile beyindeki görme merkezine gönderilir.

A.B.D’de 4000 kişide 1 görülen Retinitis Pigmentosa hastalığında, retinadaki foto reseptörlerin kademeli kaybı vardır. Ama diğer hücreler ve sinyal iletim yolu sağlam kalır. Buna rağmen tam görme kaybı oluşur. Argus II’nin çalışma mantığı burada devreye giriyor. Üzerinde elektrotlar bulunan protez göze implante ediliyor. Burada protez, işlevini kaybetmiş foto reseptörlerin görevini görüyor. Tabi bununla bitmiyor. Sistem biraz daha kompleks çalışıyor. Vidyoda görüldüğü üzere bir gözlük ve üzerinde vidyo kamera ve anten var. Gözlükteki kamera ile alınan görüntü işlenmek üzere görüntü işleyiciye gönderiliyor. Orada işlenen bilgi yine gözlükteki antene geliyor. Bu anten ile de göze yerleştirilen elektrotlara kablosuz olarak iletiliyor.

Bu sistem RP gibi hastalığı bulunan yani sadece foto reseptörleri hasarlı ama optik sinir gibi gözden alınan bilgiyi beyne götüren diğer görme sistemi elemanlarının normal olduğu durumlarda işe yaramaktadır. Elektrot dizileri bulunduran protez, foto reseptörlerin yerini alarak retinanın diğer sağlam hücrelerine sinyali göndermektedir.

Tabi ki 60 tane elektrot içeren bu protez ile yüksek kalitede görüntü algılamak pek mümkün olmayacaktır. Ama şu anda 1000 elektrotluk protezler yine aynı ekip tarafından erken çalışma aşamasında geliştirilmekte. Bu da demektir yakın zamanda daha kaliteli görüntüler görülebilecektir. Şu anki sistemdeki elektrot azlığından dolayı yapılacaklar sınırlı gibi. Aslında ortamın aydınlık mı karanlık mı olduğunun tespit edilmesi amaçlanarak üretilen bu sistem hastalar üzerinde daha güzel sonuçlar verdi. Kimi hastalar yürürken kaldırımın kenarlarını tespit edebildiler. Kimi de açık ve koyu renkli çorapların ayrımını yapabildi, hatta birbiriyle eşleştirebildiler. Kimisi de büyük yazılmış harfleri okuyabildi.

Argus II, Avrupa’da 2011 yılında onaylandı ve 2007’den itibaren 30 gönüllü hasta üzerinde çalışma yapılmıştı. Şirketin başkan yardımcısı Brian Mech, sistemin 124,000 dolara malolacağını söyledi. Ayrıca FDA onayında A.B.D’de yılda 4000 hastadan daha az insanda kullanılması şartı konuldu. Yani şirket cihazın güvenli olduğunu ve faydasının zararından çok olduğunu kanıtlamak zorunda. Ayrıca cihaz, 25 yaş ve üzerinde kullanılmak üzere izin alabildi.

Putin, anti-hacker savunma sisteminin kurulmasını istedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın bilgi teknolojileri sistemlerine karşı yapılacak hacker ataklarını tespit edecek ve ona karşı koyacak bir sistemin vakit geçirilmeden kurulması gerektiğini Federal Güvenlik Servisi’nin (FSB) bir toplantısında dile getirdi.

FSB’nin toplantısında Putin, “Yakın zamanda Rusya’daki teknoloji kaynaklarını hedef alan bilgisayar saldırılarına karşı tespit, koruma ve savunma sistemlerine ihtiyaç duyacağız.” dedi.

Bu işin de en yakın zamanda tamamlanması gerektiğini söyledi.

Rusya Devlet Başkanı’nın bu açıklamasının zamanı dikkat çekiciydi; çünkü geçtiğimiz hafta Rus bilgisayar güvenlik şirketi Kaspersky; diplomatik, resmi ve bilimsel araştırma enstitülerine karşı kullanılan ve “Kızıl Ekim” adı verilen karmaşık bir zararlı yazılımın varlığından bahsetmişti.

Kaspersky araştırmacıları, bu saldırıdan etkilenenlerin çoğunun Rus olduğunu ve virüsün jeopolitik istihbarat bilgileri, gizli bilgisayar ağları ve kişisel bilgiler gibi önemli dökümanları ele geçirmek için kodlandığını belirtti.

FSB toplantısında yaptığı konuşmada Putin; bu casusluk çalışmalarının ana hedefinin; Rusya’nın geleceğe yönelik teknolojileri ve icatları, askeri gücünün geliştirilmesi ve savunma sanayisi için yapılan planlar ve çok önemli ekonomik ve politik bilgiler olduğunu söyledi.

Putin; gizli bilgilerin korunması gibi anti-casusluk faaliyetlerinin devamı için en yeni teknolojilere ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Putin, çeşitli radikal yapılanmaların etkisizleştirilmesi sürecinde, bu radikal yapılanmaların mensuplarının kendi propagandalarını yaparken bilgi teknolojilerini, internet kaynaklarını ve sosyal ağları kullanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

Toplam 12 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.12345...10...Son »